Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2021

8 Mart Manzaraları

  

8 Mart gününü geride bıraktık…

8 Mart’ta neler olup bittiğini daha doğrusu bitmediğini şöyle bir sıralarsak ne rezil bir durumda olduğumuzu daha iyi anlayabiliriz. 

8 Mart’ın ilk saatlerinde İstanbul’da bir kadın öldürüldü. 

8 Mart’ta birçok gazete ve televizyona bir gün önceki iki cinayet yansıdı: 1) Ankara’da  dört çocuğunun önünde Zeynel Korkmaz, karısını boğazından bıçaklayarak öldürdü. 2) Samsun’da, beş yaşındaki çocuğunun gözleri önünde, bir kadın eski eşi tarafından öldüresiye dövüldü.  

 Ama üzülmeyin bu vahşetler ortaya çıktıktan sonra Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, herkesin yüreğine su serpen şu açıklamayı yaptı: 

Hukuk gereğini yapacak, failin yaptığı yanına kâr kalmayacaktır.

 Yaaa, işte biz de inandık! Çünkü malum ülkede hukuk ve adalete güvenimiz sonsuz. Tüm haksızlıkların cezalandırılacağına canı gönülden inancımız baki! “Kravat” ve “iyi hal” ve de “namus” indirimi olmayacağına inancımız da güvenimiz de tam! (Zeynep kendine gel. Cumhuriyet okurları değilse de ciddiye alan olabilir.) 

İstanbul Sözleşmesi

8 Mart’ta aklı başında tüm kadınlar “İstanbul Sözleşmesi”ne karşı çıkanlara bir kez daha haykırdı: Bir zahmet, önce imzaladığınız, sonra karşı çıktığınız şu sözleşmeyi, en azından bir okuyun bari! Neymiş, Türk aile yapısı ve toplum yapısına tehlike arz edermiş ! OHA!.. 

Bu sözleşme devlete, sen kadınları şiddetten korumalısın diyor. Bunun için politika üretmeni, sorumluluk almanı istiyor; görevini yerine getirmeni şart koşuyor! 

Ama yooook... Beyler, “Bize ne, kadın evde otursun çocuk doğursun, ağzını açmasın o zaman başına hiçbir şey gelmez” kafasındalar; o nedenle neye karşı çıktıklarını bile bilmiyorlar!    

Bu şiddete gözlerini kapayanlar, kulaklarını tıkayanlar, kadın cinayetlerinin araştırılmasını, TBMM’de el kol kaldırarak bugüne dek önleyenler size söylüyorum: Duyun artık! Görün gayri: Sadece 2020 yılında 300 kadın, erkekler tarafından öldürüldü ve 171 kadın şüpheli bir şekilde ölü bulundu. Bu cinayetlerin yüzde 60’ı da kadının evinin içinde işlendi! 

Gazetecilere tehdit  

8 Mart’ta, gazeteciler Müyesser Yıldız’a ve İsmail Dükel’e, gazetecilik yaptıkları için ceza kesildi. 

8 Mart’ta, gazeteciler bir kez daha iktidarın coşturmasıyla, nefretiyle, kışkırtmasıyla hedef gösterildi; tehdide ve saldırıya uğradı.

Levent Gültekin’e Halk TV önünde 25 kişi birden saldırıp linç etmek istedi. Memlekete bakar mısınız! İnsanın, “Çüş!.. Bari tek tek gelin” diyeceği tutuyor! 

Gazetemiz yazarı Mine Söğüt’e “Baba evini derhal terk edin kızlar” yazısı nedeniyle önce Akit gazetesi “fuhuşa teşvik” yayınlarına başladı. E, ülkenin Cumhurbaşkanı bu fırsatı kaçıracak değil ya, veryansın etti. “Böyle ahlaksızlık olur mu? Bu bir ruh hastalığının işaretidir” diyerek ülkedeki en büyük tehlikeye parmak bastı. Yani işsizlik, kadına şiddet, ekonominin batması, otoriter rejim, vurgunun alıp yürümesi, ülke itibarının metrekare hesabıyla saraylara bağlanması değil ama doğrusu o yazı ülke için çok tehlikelidir diye ilan etti. (Tamam Zeynep, yeter!)

 Ülkemizde okuryazar olmayan çok. Hele hele sadece adını yazmayı bilene okuryazar dendiğini düşünecek olursak..  

Ama okuduğunu anlamayanlar, anlamak istemeyenler daha da çok… Ben şimdi burada bir yazı nasıl okunur, metafor nedir, ne değildir diye anlatmaya kalksam biraz ayıp olur. Bu nedenle vazgeçiyorum.

Rasim Öztekin 

8 Mart’ta bu ülkenin iyi insanı, usta oyuncusu, değerli bir varlığı Rasim Öztekin’i yitirdik. Onu 70’li yıllardan, Kadıköy Halk Eğitim ve Nöbetçi Tiyatro’dan beri izliyordum. Ferhan Şensoy’un efsanevi oyunu “Şahları da Vurular” oyunu ve ondan sonraki Ortaoyuncular’da oynadığı tüm roller onu yıldız yaptı.  

Tiyatro ve sinema izleyicileri onu unutulmaz rolleri kadar her daim gülen gözleri, bulaşıcı bir niteliği olan neşesi, dinamizmi, bir de iyi ve kocaman yüreğiyle anımsayacak.  

Ölürse ten ölür canlar ölesi değil”… Tüm sevenlerine sabırlar diliyorum. 

11 Mart 2021

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri