Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

Geçmişle Geleceği Buluşturmak

"Galataport: Türkiye’nin dünyaya denizden açılan kapısı" Çok görkemli bir tanıtım toplantısıyla ve bu sloganla tanıtıldı  İstanbul Galataport birkaç gün önce . Tarih ve coğrafya görkemi. Görüntü görkemi. Ne yapsak ne etsek bir türlü yok edemediğimiz İstanbul görkemi... Türkiye'yi bilmem ama, o noktada durup önünüzde uzanan  manzaraya baktığınızda  içinize çektiğiniz solukla birlikte dünyayı  kucaklamış gibi oluyor ve iyi ki yaşıyorum diyorsunuz.

DÜNDEN BUGÜNE

Uzun yıllar , nice kavgalara, nice  yasa değişikliklerine, koruma kurullarının Danıştay kararlarının  çelişkilerine neden olan;  inşası defalarca durdurulan yeniden başlatılan   Galataport'un  uzun yıllar süren bir serüveni var.  1994'te Çiller Hükümeti'nin  burayı turizm bölgesi ilan etmesinden sonra kent yaşamının , hayatımızın bitmeyen  çilelerinden biri olmuştu.

Dünün ayrıntılarına girmeyeceğim. Şunu söylemekle yetineceğim: En büyük korku, endişe, itiraz  kent belleğinin bir kez daha yerle bir edileceğiydi...
2013'de Doğuş Grubu'nun Salıpazarı ihalesini alması; 2014'de   Bilgili Holding   ortaklığı birbirini izledi. O tarihten sonra  olay hız ve ivme kazandı.  Öyle ki Türkiye'den önce yurt dışında tanınır ve dört gözle beklenir oldu. Hatta yurt dışı fuarlarda  "kruvazyer limanı"   olarak örnek gösterildi.

KENTİN BELLEĞİ

Peki o korku , endişe, o itiraz yok oldu mu?  Bu soruyu yanıtlamak için 2020 yılının Nisan- Mayıs ayını beklememiz ve yaşamamız gerekir. (İlk dev kruvazyer 5 Nisan'da geliyor. 2'020'de 25 dev  gemi;  2021 de 145 gemi şimdiden  programlanmış)   
Tanıtım toplantısında tüm yetkililer  kent belleğinin kesinlikle yok olmayacağını;  her metrekare inşaatın koruma kurullarının onayını aldığını vurguladı.
Yalnız kent belleğinde değil  benim kişisel tarihimde de eşsiz yeri olan   1940'lardan kalma Karaköty Yolcu Salonu (17 yaşındayken yitirdiğim babamın, aile fotoğraflarına girebildiği son  mekan) ve 1900'lerin başında gümrük binası olarak inşa edilen PTT  Paket Postanesi  binaları  yıkılmış ama aynisin tıpkısı, altyapısı güçlendirilerek yeniden yapılmıştı.

Tanıtım sırasında Ferit Şahenk'in " İstanbul'un geçmişiyle geleceği, hiç bu kadar yaklaşmamıştı" ve "200 Yıldır İstanbul halkına  kapalı olan 1.2 kilometrelik  sahil şeridi ilk kez İstanbullulara açılıyor" sözü ...
"Serdar Bilgili'nin  ise bu dev pproje için " Bu bir sosyalleşme ve kültür projesidir ... İstanbul halkının mutluluk seviyesini yükseltecek bir projedir" tanımlaması    vurucu ve iddialı sözlerdi. Dilerim gerçekleşir. 

ANA LİMAN  VE KÜLTÜREL ÇEŞİTLİLİK

400 bin metrekarelik  inşaat alanını kapsayan  projenin ekonomik ayrıntılarını   2 gün önceki Cumhuriyet'te bulabilirsiniz. Benim için önemli olan kültürel ayrıntılar.
Karaköy Meydanından  Güzel Sanatlar Akademisi Mimar Sinan'a dek uzanan bu bölge unutmayalım ki bir ana liman.  Buraya yanaşan dev kruvazyelerden inen binlerce  ziyaretcinin tüm giriş çıkışları  yer altına alınmış.  Gümrük, pasaport, park , transfer aklınıza gelirse hepsi yer altında:  Gemiler geldiğinde kapaklar  açılıp   teknik çalışıyor. Dünyada ilk kez uygulanan   kapak sistemiyle  terminal yeraltında hizmete giriyor. Neyse ki küçük  yolcu motorlarının da durakları var...   
Yer üstünde ise  2 iddialı müze. İstanbul Modern  ve İstanbul Resim Heykel Müzesi. Dünya çapındaki Peninsula Otel ( sadece işletmeci değil ayni zamanda önemli yatırımcı). Yeme-içme mekanları (projenin %35'i). Alışveriş mekanları vb.  olacaktır.

Tanıtımdaki en büyük eksiklik (ve bence büyük ayıp) tek mimar adı geçmemesiydi.  Ben söyleyeyim:
Davetli yarışma sonucu  projeyi ana planlamayı  dünya çapındaki Dror ve Gensler Grubu üstleniyor.  İstanbul Modern'in Mimarı Renzo Piano. Resim Heykel Müzesi'nin mimarı Emre Arolat .  PTT ve Salıpazarı cephe tasarımı: TO Studio (Tenju Özelgin ve Arif Özden) . Norm Mimarlık , Nokta Planlama; Zeynep Fadıllıoğlu ; BEA; Autoban  gibi gibi  180 firmanın işbirliği var...
Bu anlattıklarımı ve çok daha fazlasını  dev bir makette incelerken ve hayran olurken  Sedat Hakkı Eldem 'i düşünmedim değil.   Maketin Dikey hatları, Sedat Hakkının   tekrara dayanan imgelerini düşündürüyordu...
Umarım, mimarideki zenginlik, kültürel zenginliğe de yol açar.  Galataport İstanbulluların mutluluğuna mutluluk katar...     

29 Ağustos 2019

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri