Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

AYŞEN GRUDA VE SEVGİ SELİ

Dünkü gazeteler   Ayşen Gruda'nın "Sevgi Sel"iyle  uğurlandığını yazdı...  Şaştık mı? Hayır...
Ayşen Gruda, halkın sevgilisiydi. Usta oyunculuğu bir yana,  iyi bir insandı. Çalışkandı. Yapmacıksızdı. Olduğu gibiydi. Özgündü. Kendiydi. Sevgi doluydu. Şefkatliydi. Saygılıydı.  En büyük sevgisi ve saygısı seyircisineydi. 
Benim kuşağımın gençlik günlerinin güler yüzüydü. Saflığı, içtenliği, zekayı ve hazırcevaplığı  bir arada harmanlamasıyla ünlüydü.
O ilk gençlik günlerimizde onunla çok  kez ayni televizyon programlarına  katıldığımızda, şaşardım anında bulduğu yanıtlara... Bir de o yanıtı yapıştırmadaki zamanlamasına!   O zamanlama ustalığı, hiç kuşkusuz tiyatroda, sahnede edindiği bir beceriydi.  Dormen Tiyatrosu ve Devekuşu Kabare Tiyatrosu'ndaki  dönemler, tanığımdır...

RUHSAL TERAPİ SAĞLADI

Ayşen Gruda ayni zaman sıkı bir Cumhuriyet Kadınıydı. Müjdat Gezen'in de vurguladığı gibi ,  Atatürk sevdalısıydı. Sözünü hiç sakınmazdı. Eleştirilerinde taşı gediğine oturturdu. Dik duruşunu hiç ama hiç bozmadı.   
Hiç kuşkum yok, bu sonuncu özelliği de  sevgi seline neden olmuştur. 
Kısa bir süre önce  Tiyatro Gazetesi, dört kişiye, Gülriz Sururi, Ayşen Gruda,  Suna Keskin ve bana, "Anadolu Tiyatro Onur Ödülü" verdiğinde seviniyordum yine bir araya geleceğimiz... Olmadı. Olamadı...
Şişli Kültür Merkezi'ndeki o törene rahatsızlıkları nedeniyle Gülriz Sururi de, Ayşen Gruda da katılamadı. Sahneden onları  kucaklamakla ve bir kez daha yüceltmekle  yetindim. Sonra... malum...   
Bir röportajında en büyük isteğinin  Cumhurbaşkanına kahkaha attırmak olduğunu  söylemişti.  Hayır o kahkahayı Tayyip Erdoğan'a attıramadı ama , en karanlık günlerde bile, milleti  güldürebildi,  ihtiyaç duyulan ruhsal terapiyi sağladı..  Ona ne denli teşekkür etsek azdır... 

ENGİN CEZZAR'I ANARKEN

Yarın 28 Ocak... İki yıl önce  28 Ocakta Engin Cezzar  aramızdan ayrılmıştı... Ne çabuk geçiyor. Zaman  kanatlanmış gidiyor. Yetişmek zor... Şimdi Gülriz'ine kavuşmuştur diye düşünmeden edemiyorum.
Son günlerde  İzzeddin Çalışlar'ın yazdığı  "Engin Cezzar'ı Takdimimdir" kitabını (Doğan Yayınları)  yeniden okuyorum. Anekdotlarla  nasıl büyük bir tat alıyorum  bilemezsiniz... 
1. Örnek: Muhsin Ertuğrul , Rumelihisarı'nda yaz oyunlarını "Hamlet"le başlatacak. Gelin görün ki Hamlet yani Engin Cezzar askerde...  Hoca valiyi arar "Hamlet'imi yollayın bana lazım" der... Ve: (kitaptan okuyorum:) "Sonuçta ben askerliğimin son üç ayını  Prens Hamlet rütbesiyle  Danimarka Kraliyet Ordusu'nda yaptım. Çok güzeldi..."
2. Örnek:  Küçük Sahne'de " Othello"yu sahneye koyuyor Engin Cezzar . Baş rol de onda.  "Erol Günaydın da Rodriguez oynuyor.  Üstünde kostümüyle kulisin camından Beyoğlu'ndan   gelen geçene çadır tiyatrosu çığırtkanı gibi bağırıyor:  -Buraya gelin buraya. Kanlı canlı, Arabın intikamı!  Tiyatro burası. Başka yere gitme vatandaş , hakiki tiyatro burada!"
İyi ki yaşamımızı zenginleştiren, hayatı çekilir kılan sanatçılarımız var.


Şu "sevgi seli" denen şey  ne menet bir şeydir ki bir bakarsınız  fazlası insanı boğar, bunaltır , şımartır, yoldan çıkartır,  yok eder... Bir bakarsınız, ansızın  yok olur ve anında insanı sudan çıkmış balığa döndürüverir...
Tanrı kimseyi sevgisiz , kahkahasız, gülümsemesiz  bırakmasın...

27 Ocak 2019

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri