Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

Hastalığın adını koyalım...

Çanakkale zaferini Atatürk'ün adını anmadan kutlayanlar... Yeni Zelanda'daki   vahşi katliamdan kendilerine bir zafer yaratma umudunu taşıyorlarsa eğer...
Hastalıklı bir durum var demektir...   Onlara hatırlatmak gerekir ki,  Mustafa Kemal Atatürk  ve silah arkadaşları olmasaydı   Türkiye Cumhuriyeti de , onlar da yoktular.
17 Yıldır yaşamın her ama her alanına  ektikleri kin , nefret; intikam tohumlarıyla, milleti ve  toplumu bölen, ayıran parçalayan  zihniyet  her fırsatta  "Mesajınızı aldık, niyetinizi anladık. Kininizin canlı olduğunu anladık…" diye  dış güçleri suçlayabiliyorsa eğer...
Hastalıklı bir durum var demektir... Kinden ve kandan  , düşmanlıktan ve saldırganlıktan, hele hele şiddetten medet ummak  ta terörizmdir. 
Tehdit  etmeyi, konuşma biçemi olarak benimseyenler  ... İçteki rahiplerini idamla korkutmakla yetinmeyip,   yabancı ülkelere de göz dağı vermek,  bundan çıkar  sağlamak için megalomaniyi    tek değer olarak benimsiyorsa eğer...
Hastalıklı bir durum var demektir... 
Ortaya karışık, kime seslenildiği meçhul,  pür şiddet ve pür hiddetle "İstanbul'u Konstantinopol yapamayacaksınız! ” gibi  hakikat dışı sallamaların ya da "şahlanmaların"  cazibesine kapılıp , "Yurtta Barış, Dünyada barış ilkesi" yok edilebiliyorsa eğer...
Ortada gerçekten çok hastalıklı bir durum var demektir. 
Kendine rakip her aday olanı,  mutlak ve mutlak FETÖ ya da HDP ile ilişkilendirip, onlardan  "terörist" yaratmaya çalışılıyorsa eğer...
Altı yıl önceki Gezi  olaylarını yalan yanlış ısıtıp ısıtıp piyasaya sürüp,   adına gazete denilen rezil  kağıt parçalarına peşkeş çekip  insanların hayatlarıyla oynanıyorsa eğer... 
Bu  hastalıklı durumdan kurtulmak için    var gücümüzle çalışmalıyız.  
TEŞHİS  KAÇINILMAZ:
Bu hastalıklı duruma  kimi ikiyüzlülük diyor...  Yalan, riya, sahtekarlık diyor...
Kimi hastalığı   psikolojik; kimi fiziksel, kimi ruhi, kimi bedensel, kimi  etik olarak değerlendiriyor... Hastanın bundan kurtulması imkansızdır deniyor...
Aziz Nesin'in deyişiyle ise ,  "Bu bir Zat-ı Ali hastalığıdır" ve "Burun büyümesiyle başlayıp,  astığı astık/ kestiği kestik zorbalıkla ilerler..." (Bakınız: Hazreti Dangalak... Genco Erkal Tanığımdır... )   Hastaların bundan kurtulması  için şok tedavisi kaçınılmazdır.
Birçoğu bu hastalığın  seçime dek bu böyle süreceğini , sonra hastalığın seyir değiştireceğini, yatışacağını, akut krizlerin sonu geleceğini bildirmekte...  Onlara hatırlatmak isterim ki, bu bir yerel seçimdir.  Hepsi bu. Yerel seçim...
Kimileri ise  hastalığın nedenini ve sonucunu  ülkedeki  ekonomik krize,  çöküşe, yayınlanan şu ve benzeri   haberlere   bağlıyor. Örneğin:  "Son dört yıl içinde  borcunu ödemeyen 19 milyon 700 bin abonenin ev veya iş yerlerindeki elektrik ve doğal kazı kesildi."  Örneğin:  " FETÖ Borsasında Dönen  Rüşvet Çarkları" ... Örneğin  Patatesin fiyatı, sivri biberin fiyatı...
Hastalığı yenmek için teşhis kaçınılmaz.  Yukarıdakilerin hiçbiri olmayabilir, tümü de olabilir... En iyisi   seçiminizi kendiniz yapın.
MUGLADAN YÜKSELEN ÇIĞLIK
Muğla ve çevresinde yaşayan birçok arkadaşım,  sayısız  tanıdığım var... Günlerdir beni bombardımana tutuyorlar; avaz avaz haykırıyorlar:
Söyledikleri  özetle şu: (Yerim azaldı, kısa kesmeliyim: ) 
Muğla'da Büyükşehir Belediyesi CHP Başkan adayı  Osman Gürün'ün rakibi bağımsız adaylara verilen  her oy, ( altını çiziyorum, her oy)  doğrudan Cumhur ittifakına yarayacaktır.
Altını çizmek istediğim bir nokta daha: Bu durum sadece Muğla'da değil, her yerde böyle. CHP'den aday gösterilmeyen, CHP'de aday olamayan ,  küskünler, kırgınlar , kızgınlar ya da kişisel  hırslarını, tutkularını ön planda tutup   belediye başkanlığına aday olan   tüm bağımsız adaylar   bu gerçeğin farkındalar mı acaba...
24 Mart 2019

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri