Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

Dün - Bugün - Yarın

Başlığa bakıp, dün için "ah vah" edeceğimi; bugün " tekrarlanan seçimden" söz edeceğimi; yarına ilişkin de  size umut falan aşılayacağım sanmayın...

Hayır, hayır. Benim "Dün- Bugün - Yarın" dediğim , bu üçü  arasında  muhteşem ve eşsiz köprüler kuran  İstanbul Kültür ve Sanat Vakfı 47. İstanbul Müzik Festivali...

Bundan 10 gün kadar önceydi.  Uluslararası İstanbul Müzik Festivali'nin açılışında, Tekfen Filarmoni Orkestrası'nın konserinden önce,  yılların usta sanatçısı , Şef Rengim Gökmen, İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı'ndan   bu yılın Onur Ödülünü alıyordu.

BİR KUŞAKTAN ÖTEKİNE

Yıllardır Rengim Gökmen'i yakından izliyorum. Onun sayısız girişimlerinin, başarılarının tanığıyım. Tarihi mekan  Aspendos 'u eşsiz bir festivalle  kültür yaşamımıza katışını, Bodrum Opera Bale Festivalini  yoktan var edişini  ve daha nice girişimini unutmama imkan yok. Sanatçılığıyla yöneticiliğini ;  özveriyle  alçak gönüllülüğü  buluşturması her zaman dikkatimi çekti. 

Açılıştaki o kısacık törende  yaptığı konuşma   her şeyden önce kendinden öncekilere bir saygı duruşuydu. Hocalarından Adnan Saygun'dan başlayarak, her birini tek tek anması;  İKSV'nin ve  festivalin kurucularını Nejat Eczacıbaşı ve  Aydın Gün'ü yüceltmesi  benim için vefa duygusundan öte bir anlam taşıyordu.

Bugün sayıları hızla çoğalan ve birbirleriyle yarışmakta olan birçok orkestranın  çekirdeğinin  Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası olduğunu söylerken,   devlet desteğinin gerekliliğini vurgularken, dünden aldığımız mirasın geleceğe  çoğalarak aktarılmasına işaret ediyordu. 

BAYRAK ELDEN ELE

Rengim Gökmen'in bıraktığı yerden  çok genç bir sanatçı  devam etti konuşmaya.  Aydın Gün Teşvik Ödülünü kazanan   22 yaşındaki piyanist Can Çakmur...  Şu son aylarda  uluslararası arenada çeşitli başarılar kazanan  Can Çakmur,  ödülünü alırken,  önce şu  son yılın onun için çok özel  ve çok değerli olduğunu belirtti.  Sonra  "Yol göstericiliğini  , ilhamını hissettiğim,  beni   daha güzel bir dünyanın varlığına inandıran   çok insan vardı." dedi.  Özellikle altını çizdikleri ise İKSV ve "Dünya Sahnelerinde Genç Müzisyenler"di.

Bir kaç akşam sonra  Süreya Operası'nda Ufuk ve Bahar Dördüncü kardeşlerden  yine çok genç bir bestecimizin Zeynep Gedizlioğlu'nun  "Şimdi" eserinin dünya prömiyeri vardı.  Müthiş gerilimli , içinde yaşadığımız kaosa gönderme yapan, çağdaş müziğin  sınırlarını zorlayan,  çelişkiler, kapışmalar arasında gidip gelen  eseri dinlerken, içimden bu bir bayrak yarışı diyordum. Kuşaktan kuşağa geçen...

Festivalin bu yılki teması  "Var olmanın karanlığı... Var olmanın Aydınlığı" ...  Evet tıpkı bir bayrak yarışı gibi,  genç kuşaklara  karanlığı değil aydınlığı geçireceğimiz günlerin özlemi içindeyiz...

İZMİR FESTİVALİNDE LEYLA GENCER

 İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı'nın   Uluslararası İzmir  Festivali bu yıl 33 yaşında.   Gülsin Onay'ın  "Chopin Akşamı"yla açıldı ve o da tıpkı İstanbul festivali gibi  Şanghay Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say  konseriyle  1 temmuzda sona erecek.

Başlangıçla bitiş arasında , geçen hafta içinde bir akşam,    yönetmenliğini Selçuk Metin'in yaptığı   metinlerini benim yazdığım Leyla Gencer Belgeseli  gösterildi.

Selçuk Metin'le birlikte katıldık , gösterim öncesi kısa birer konuşma yaptık, gösterimden sonra  da  izleyicilerin sorularını yanıtladık. 

Çocukluğumda Elhambra Sineması olan o tarihi bina şimdi Elhambra Operası'ydı. Hem salon, hem balkon doluydu. Ve gençler, bu film neden bütün kentlerimizde, bütün konservatuarlarda gösterilmez diye  adeta hesap soruyordu.

Dayanamayıp içlerinden birine "Neden her yerde gösterilsin istiyorsun ki?" diye sordum (Elbet sahneden indikten sonraydı...)

Ne yanıt verdi biliyor musunuz: "Aydınlık, karanlığı yensin diye!"

Gece ne denli karanlık olsa da, sabah mutlak güneş doğar  yavrum.

23 Haziran 2019

 

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri