Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

İşte Asıl Mesele bu ...

"Olmak ya da olmamak, işte bütün mesele bu! 
Düşüncemizin katlanması mı güzel,
Zalim kaderin yumruklarına, oklarına
Yoksa diretip bela denizlerine karşı
Dur, yeter! Demesi mi? "

Kokuşmuş çok şeyin olduğu ülkede, Danimarka Prensi genç Hamlet bu soruyu sorar... Kokuşmuş şeylerin en başında  hak ve hukukun yok edilmesi gelir. Katiller, hırsızlar, kötüler baş olmuş; iyiler, masumlar, yiğitler öldürülmüş, sürgüne yollanmış Danimarka ya da Manimarka denilen ülkede...

Shakespeare'in Hamlet'i şöyle sürdürür:

"Kim dayanabilir zamanın kırbacına? 
Zorbanın kahrına, gururunun çiğnenmesine,
Sevgisinin kepaze edilmesine
Kanunların bu kadar yavaş
Yüzsüzlüğün bu kadar çabuk yürümesine
Kötülere kul olmasına iyi insanın..."

Hak hukuk adaletin kalmadığı ülkelerde, iyi insanların kötülere kul olmasına şaşmamak gerek...  

Durup dururken nereden mi geldim Shakespeare'e? Durup dururken değil...  İktidarın  tiyatroya, tiyatroculara kafayı takmasından geldim. Nedir bu korku.  Bu rezillik! 

Bir gün  Erzincan'da müftü "Taranta Babu'ya Mektupları" yasaklıyor. Bir başka gün  Ersin Umut Güler 3 yıl önceki paylaşım nedeniyle hapis cezası alıyor. Önceki gün Orhan Aydın  Urla'da 7 saat  gözaltında tutuluyor. O da İŞİD'i öven bir  tweet'e tepki gösterdi diye... Yuh! Yazıklar olsun!

HERKES SİYASİ  REHİNE

"Siyasiler, öğrenciler, akademisyenler, gazeteciler dün de yargıç karşısındaydı: Adliyeler Çalışıyor!"

Önceki gün Cumhuriyet'in ilk sayfasındaki haber başlığı buydu.  Ve havanda su döver gibi birbirini izleyen mahkeme haberleri...

 "Barış istiyoruz" diyen  öğrenciyse, akademisyense  çok tehlikeli; ayni cümleyi  bir AKP'li söylerse alkış alıyor...HDP Eş başkanı  Demirtaş'ın, yedi yıl önce söylediğini ayni dönemin Adalet Bakanı, Başbakanı da söylemiş. Biri  3 yıldır hapiste ötekiler serbest...   

Demirtaş'ın  "Ben siyasi rehineyim" saptamasına katılmamak elde değil. Sadece o  değil,  hapisteki  akademisyenler, öğrenciler, gazeteciler, yazarlar, tiyatrocular hepsi siyasi rehine...  Yeniden hapsedilen gazetemizin  yazar ve çalışanları da öyle...

Eğer öyle olmasaydı  hak ve hukuka ilişkin  Meclise verilen   nice yasa teklifi  aylarca bekletilir miydi? Yargı reformu diye diye  oy toplamak için verdikleri sözler   bunca çabuk unutulur muydu?

Bugün OSMAN ve CANAN

Bugün iki çok sevdiğim ve saydığım  arkadaşımın  mahkemesi var.

Biri Osman Kavala: 625  (yazıyla: altı yüz yirmi beş) gündür hapiste! Hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüsle  suçlanıyor.  Yediyüz sayfalık iddianameyi değilse de  savunmasını okuyun,  durumun  keyfi olup olmadığını kendiniz görün. Birkaç gün önce T24'te Şirin Paysın'a verdiği açıklamaları da kaçırmayın. (Tüm ayrıntıları osmankavala.org.tr'den okuyabilirsiniz. )

Bugün Canan Kaftancıoğlu'nun da duruşması var.  Azmiyle çalışkanlığıyla, başarılı örgütçülüğüyle  bilinen  Canan Kaftancıoğlu soruyor:

 “Eşit yurttaşlık temelli demokratik toplum düzeninin ve Cumhuriyetin aydın birikiminin ilke ve gereklerine uygun bireyler olarak mı yaşayacağız, yoksa bütün tarihsel ve toplumsal pozitif kazanımlarımızın yok sayıldığı, her türlü hak ve hukuk kavramının siyasi iktidarın tercih ve takdirlerine terk edildiği, üzerinde tepişildiği, düşünce ve ifade özgürlüğünün hak getirdiği, düşünüp ifade etmenin her türlü izansız ve terazisiz yaptırımlara maruz bırakıldığı, endişe ve kaygı verici otoriter rejimin biat eden kulları olarak mı yaşayacağız? "

Ve yanıtını da şöyle veriyor:

Ben Cumhuriyetin aydın birikimine ihanet etmeden, evrensel insan hakları kurallarını sonuna kadar içselleştirmiş, hukukun üstünlüğünü olmazsa olmazım sayan, eşitlik, özgürlük, kardeşlik hayalinden asla vazgeçmeyen bir kadın, bir hekim, bir siyasetçi, bir anne; geçtim tamamını vicdanlı ve onurlu bir insan olmayı, insan kalmayı tercih ediyorum. “

Teşekkürler Canan . İyi ki varsın.

Bir soru da benden: Siz hala bu ülkede hak hukuk adalet falan olduğuna inanıyor musunuz???

18 Temmuz 2019

 

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri