Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

"BEN, LEYLA GENCER"

"Benim hayat hikayem benim opera dünyam demektir.
İnsan köklerini hiçbir zaman inkar etmemeli. Ben Avrupa'ya gelip Avrupalılaşmadım. Türklüğümü her zaman muhafaza ettim. Türk olduğumu her yerde söyledim. İsmimi de değiştirmedim. Önceleri bazı program notlarında Leila yazsalar, bazı radyo anonslarında Genger deseler de hemen orijinaline çevirdim.. Ben hep Leyla Gencer olarak başladım, öyle kaldım.
Her şeyi kendi tırnaklarımla kazıyarak yaptım.
Nasıl mı bu kadar sevildim? Kader. Evet, harikulade bir kader. Kendime verdiğim sözleri tuttum. Hayatın bana arz ettiklerine layık olmak için çalıştım., bunu hak ettim.  Şimdi artık misyonumu tamamlamış hissediyorum..."

xxx

Günlerdir, Evin İlyasoğlu'nun "Ben Leyla Gencer- La Diva Turca"  kitabı elimden, kucağımdan  düşmüyor. Borusan Sanat  ve Yapı Kredi Yayınları işbirliğiyle yeni çıkan kitap bir mücevher niteliğinde... Kah gözyaşları içinde, kah  gülümseyerek, anımsayarak, özlemle yanıp tutuşarak, sonsuz bir tat alarak yeniden yeniden okuyorum.    
En baştan söylemeliyim: Evin İlyasoğlu müthiş bir iş başarmış. Türkiye'den yola çıkıp dünyayı, müzik dünyasını fetheden bu eşsiz değerimizi ele alırken,  hem kendi müzik birikiminden, müzik eleştirmeni kimliğinden;  hem de kurgulama ustalığından yararlanmış.  

İÇ SESLER VE DIŞ SESLER

Evin İlyasoğlu kitabını üç kanaldan bir dantel dokur gibi işlemiş.

1) Sayısız araştırma, ulaştığı derya gibi malzeme, daha önce yazılanlardan  yola çıkarak kendi yorumları...

2)  Leyla Gencer'i  "konuşturduğu"   daha çok divanın iç dünyasına yönelik  aradan "yazarın çekildiği" kurmaca bölümler...

3)  Ve, adı geçen, besteci, sanatçı, yorumcu, yazar ve  opera eserlerine ilişkin  tamamlayıcı, nesnel, ansiklopedik bilgiler.. (Bu sonuncusu  farklı renkte çerçeveler içinde veriliyor .)

Bu üç kanal (farklı renklerde basılmışi olsa da)  içiçe geçiyor, birbirini bütünlüyor ve  edebiyat tadını yitirmeksizin, eşsiz bir okuma, bilgilenme olanağı  sağlıyor.
Evin İlyasoğlu'nun kitabının başına eklediği Prolog ve kitabın sonuna eklediği Epilog arasında   Leyla Gencer gibi bir  Diva'yı   ve verdiği  amansız mücadeleyi çok daha yakından  tanımakla kalmıyoruz; geçmişle gelecek arasında; yaratıcılık- yorumculuk ve sanatın  gücü arasında keşfedilecek dünyaların açılan kapılarından içeri giriyoruz. 

BİTMEYEN SERüVEN

            Evin İlyasoğlu   kitabını bana imzalarken fazla  cömert davranmış.  Diyor ki: "Sevgili Zeynep'cim, senin bana verdiğin cesaret ve yardım olmasaydı bu kitap çıkmazdı!" 
Elbet, doğru değil bu. Elimdeki belgeleri ona verirken, bu kitabı yazacak en doğru kişi olduğunu biliyordum elbet. İlk kez 1992'de  yayınlanan (şimdi ALFA'da  20 baskısı çıkan)  benim yazdığım "Tutkunun Romanı: Leyla Gencer" kitabında her sefer belirttiğim gibi, tek dileğim,  Leyla Gencer hakkında  bir değil, sayısız kitap yazılmasıydı. Şimdi en yetkin kalemden bunun gerçekleştiğini görmek, benim için büyük mutluluk.  Hep diyorum ya: Leyla Gencer- Bitmeyen bir serüven.
Bu kitapta şimdiye dek hiç görmediğiniz müthiş fotoğraflarla da karşılaşıyorsunuz. Leyla Hanım'ın kendi eliyle hazırladığı ve İKSV'ye teslim ettiği  dev arşivden alınmış fotoğraflar... Gerçek bir hazine...
O fotoğrafları gördükçe, bir kez daha içimde  o acı depreşti... Leyla Gencer Evi / Müzesi'nin adeta yok sayılmasının, unutulmaya terk edilişinin acısı...(Huuu, sesimi duyan var mı?!) 
Ulaştığı tüm  malzemeleri açıkladığı "Ben Leyla Gencer"  kitabının önsözünde Evin İlyasoğlu'nun şu  açıklamasının altını çizdim:
" Bunca malzeme içinde   dağılıp gitmeden bu kitabı tamamlamak  ve onun hakkında  yayımlanmış  önceki kitaplara karşın , hala yeni bir  ses getirebilmek  yine de hiç kolay olmayacaktı.  Tek çıkışım vardı: Leyla Gencer'den, onun  demir gibi kişiliğinden güç almalıydım." 
Dediğini yapmış Evin İlyasoğlu! O güçle bir mücevher yaratmış!  Başta onu ve kitaba emeği geçen herkesi kutluyorum.
7 Şubat 2019

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri