Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2019

31 Mart’tan bu yana...  

31 Mart yerel seçimlerinden bu yana neler oldu diye özetlemeye kalkıştım, ama başaramadım. Uygar, çağdaş, demokratik, yasalara saygılı, adil ülkelerde bir yılda yaşananları bizler bir ayda yaşadık... O nedenle olayların dökümünü yapmaktansa, duyguların dökümünü yapmaya karar verdim... 


SEVİNÇ:
Yüksek Seçim Kurulu, İstanbul’daki seçim sonuçları için düşüne dursun... YSK’ye farklı cephelerden baskılar süregelsin... İhbarlar, olasılıklar ve her tür bahaneye karşın, İstanbul sonuçlarının değişmeyeceğine başından beri inananlardanım. Ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na Ekremİmamoğlu gibi bir insanın seçilmesiyle en büyük sevinci yaşayanlardan biriyim. Sevincimizi doya doya yaşamamıza engel olmaya çalışanlar utansın!


ŞİDDET VE DEHŞET:
Şiddettin en ağırını gördük. Şehit cenazesinde ana muhalefet partisinin başkanına yönelik linç girişimini yaşadık. Sadece ona değil cenazeye, şehit ailesine, dine imana, bu vatana karşı girişilmiş bir şiddet olayıydı. 
Şiddetin ardından dehşeti de gördük! Kılıçdaroğlu’na karşı linç girişimini yok sayan, o girişimi sadece “tepki”, “protesto” sözcükleriyle nitelendirilmesini gördük... Sonuçta CHP’nin verdiği TBMM’deki araştırma önergesinin, AKP ve MHP oylarıyla reddedilmesini yaşadık... Son dönemde beni ülkem adına en çok utandıran bu oldu. Sivas Katliamı’nın ateşi daha içimizi kavurmaya devam ederken, AKP ve MHP milletvekilleri, “Hayır, araştırılmasın” diye oy verdiler! 


DİNMEYEN AÇGÖZLÜLÜK: 
31 Mart’tan bu yana, yeni seçilen birçok belediye, şeffaf belediyecilik sözünü yerine getirmeye başladı. Kendilerinden öncekilerin yağma ve talan tutkusunu, açgözlülüğünü, israf merakını, lüks düşkünlüğünü ortaya koyan masraf listeleri, aynı zamanda hangi vakıflara belediyelerden ne kadar avanta sağlandığını da herkesin görmesi bilmesi için afişe etmeye başladılar... 
Bu açıdan en müthiş örnek, kayyımların kendilerine yaptırdıkları odalar ve banyolardı. Diyarbakır ve Sur örnekleri insanın içini acıtıyordu. Hele o makam odalarındaki banyoları gördükçe, insanın “Bunlar kendi evlerinde hiç yıkanmazlar ” diye soracağı tutuyordu. Ya da ne denli yıkanırlarsa yıkansınlar, hiç temizlenmeyecekleri kuşkusu sendromunu çağrıştırıyordu.
(Önceki gün Kılıçdaroğlu, Meral Akşener ve Sezai Temelli’nin partilerinin grup toplantılarındaki konuşmalarını satır satır okumalısınız...) 


ACI:
İktidarın tüm iddialarının aksine, ekonominin çökmesi; enflasyonun yüzde 20’lere çıkması; ücretlerin hızla erimesi, işsizliğin artması ve Ramazan’dan önce gelen zamlar... Son bir ay içinde bunlara ilişkin raporlar daha bir ortaya çıkar ve göze görünür oldu... 


İLKESİZLİK:
Seçim öncesi ve sonrasında CHP’yi FETÖ ve PKK ile ilişkilendirmek için doğrusu Cumhur İttifakı elinden gelen her şeyi yaptı. Ama “tutturamadı”. 
31 Mart’tan bu yana, daha önce AKP’nin kaldırtmış olduğu “Türkiye Cumhuriyeti”nin simgesi olan T.C.’yi yeniden resmi dairelere yerleştirilir oldu. 
Önceki yıllarda avaz avaz ve her nedense miladi takvimle kutlanılan, tesadüf bu ya tam da 23 Nisan gününe rastlayan “Kutlu Doğum Haftası”ndan bu yıl kimseler söz etmez oldu... 


UTANÇ: 
Utanmak” duygusunu bu ülkede kimileri hiç ama hiç tatmamış, duymamış... Böyle bir kavramı ne duymuşlar ne görmüşler, ne tanımışlar... Bilmiyorlar. Cehaletten değil, ahlaksızlıktan, vicdansızlıktan... Bırakın başkalarına, kendilerine de saygı duymadıklarından... 
Yalan söylemekten utanmıyorlar. 
Yağmadan talandan utanmıyorlar. 
Kızının ölümünü araştıran babayı akıl hastanesine yolluyorlar, utanmıyorlar. 
Çocuk istismarına karşı Taksim Meydanı’nda oturarak protesto eden bir anneyi gözaltına almaya utanmıyorlar. 
Adaleti yok saymaktan utanmıyorlar. Çifte standarttan, iki yüzlülükten utanmıyorlar. (Dünya Ekonomik Forumu’na göre yargı bağımsızlığı konusunda 140 ülke arasında 111. sıradayız) 
Onlar adına değilse de, ülkem adına ben utanıyorum.

NOT: Sevgili Okurlar 5 Mayıs Pazar, saat 16.00’da, Bodrum Manastır Otel’de “Aşk İçinde” aylık sohbetlerde meslektaşım Serpil Yılmaz’ın konuğuyum. Sohbet konumuz “Nâzım Hikmet ve Kadınlar”. Yolu düşenleri bekleriz...

2 Mayıs 2019

 

 

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri