Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2018

Sensiz Olmaz

O günü çok iyi hatırlıyorum... İki yıl önce, sonbahardı. Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nın birçok elemanı, Fazıl Say’dan Ataol Behramoğlu, Rutkay Aziz’e sayısız sanatçı, yazar ve gazeteci Köln’deydik... Tarık Akan için düzenlenen anma gecesinde... Tam da o sırada haber aldık sabaha karşı eve yapılan baskınlarla Cumhuriyet yazarlarının yaka paça gözaltına alındıklarını. Listede adı olanlardan biri de Köln’deki anma gecesine katılan Akın Atalay’dı.

Yapmak değil yazmak suç  

Dünya basınını ne denli izlediğinizi bilmiyorum. Türkiye’deki gazetelerin yazmadığını onlar ayrıntılarıyla yazıyor ve kesilen cezaların nasıl bir rezillik olduğunu; gazeteciliğin ve haber alma hakkının nasıl çiğnendiğini; Türkiye’de düşünce ve ifade özgürlüğünün nasıl yok edildiğini ayrıntılarıyla ortaya koyuyorlar.

Nicedir alıştık. Ülkemizde pislikler, hainlikler, sahtekârlıklar, rezillikler, insan ve toplum onurunu yok sayan, devlet saygınlığına leke süren utanç verici olaylar yok değil! Gelin görün ki yine ülkemizde bunları yapmak değil, bunları yazmak “suç” sayılıyor.

8 yıla kadar biçilen cezaların tek nedeni, hiç kuşkunuz olmasın, Cumhuriyet gazetesini kriminalize etmek, marjinalleştirmek; bağımsız gazeteciliğin önünü kesmeye çalışmak, gazete ve gazetecilere gözdağı vermek; tam da seçim öncesi, eleştirilerin sesini boğmak, tehditlerle korkutmak, yıldırmak... Ama boşuna... Görüyorsunuz işte, başaramıyorlar...

Akın Atalay’a işinin başına hoş geldin diyorum. Onun da dillendirdiği gibi hapisteki 150’yi aşkın gazeteci ve yazarın; düşüncelerini dillendirdikleri için hapse tıkılan 70 bin öğrencinin; savaşa hayır dedikleri için yaşamları karartılan akademisyenlerin özgür bırakılmasını istiyorum.

FETÖ belasını yıllardır başımıza saran ekâbir takım dışarıda işlerini yürütürken; varlığı, şöhreti, başka olanağı, başka umarı olmadığı için ülkeyi saran bu kangrene kapılanların da bir an önce özgürlüklerine kavuşmalarını diliyorum. Her birinin tutuksuz yargılanmasını istiyorum.

24 Haziran’ı beklerken

Ekonominin çıkmaza girmesi ve AKP’nin gözden düşüşünü örtbas etmek için dayatılan erken seçim 24 Haziran; ikinci tur 8 Temmuz için tatilden vazgeçtiniz.

Ama yetmez.

Yalnız iktidarı değil, sistemi, onuru, değer ölçülerini ve geleceğinizi seçmek kolları sıvamak gerek.

İlk iş “nasılsa hile yapar, yine galip gelirler” algısını kırmak. Bunun için “Sensiz Olmaz” gönüllü hareketine kulak verin ve katılın.

“Şikâyetle çözüm olmaz, / Emek vermeden mutluluk olmaz, / Bu memleket sensiz olmaz” diye yola çıktılar. Kendilerini şöyle tanıtıyorlar:

“Sensiz Olmaz: Ülkemizin geleceğinde hepimizin rolü olduğunun bilincinde olan, çağdaş, sosyal, laik bir hukuk devletinde yaşamak isteyen, zamanını ve enerjisini bu amaç için kullanabilecek, deneyimlerini aktarabilecek herkese açık Bir Gönüllü Hareketi’dir... 1) Sandık Güvenliği için çalışır. 2) Saha çalışmaları için yaratıcı projeler üretir. İstanbul’un ilçelerinde ve yapılandığıdiğer illerde uygular.”

Gönüllüye ihtiyaç var

Sensiz Olmaz Hareketi’nin daha çok gönüllüye gereksinimi var. İnternetten onlara ulaşabilirsiniz. Haydi kolları sıvayın! Sizleri dürtüklemek için “Biz Kimiz” başlıklı yazılarını paylaşıyorum:

“Biz, Türkiye’nin huzurunu, barış ve bütünlüğünü düşünen, umursayan vatandaşlarız.

Her bir bireyin değerli olduğuna inanan, halkçılıkla hareket eden, sosyal ya da kültürel farklılıkları gözetmeksizin insanlara ‘Sana ihtiyacımız var, seninle daha güçlüyüz’ diyebilen gönüllüleriz biz...

Kararlıyız ve beraber olduğumuz zaman daha güçlü olduğumuzun farkındayız.

Herkesin değerinin ve emeğinin çok büyük fark yarattığının bilincindeyiz.

Oy kullanmanın öneminden, gençlerin spora yüreklendirilmesine, ifade özgürlüğünden, kıyafet özgürlüğüne kadar her konuda ilerici yaklaşımları benimsiyoruz.

Şikâyet etmeden emek vereceğiz.

Aydınlık bir gelecek için çalışan Sensiz Olmaz Gönüllüleri’yiz...”

29 Nisan 2018

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri