Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2018

Filistinli  Sevgili

Günlerdir  acıya şiirle direniyorum.  Arap şiirinin en özgün, en yetkin seslerinden,  Filistin direniş şairi   Mahmut Derviş'le (1942-2008)  konuşuyorum, onun şiirlerini okuyorum.  Yollarımız bir kaç kez kesişmişti.
            Ona "Ben söylemek isteyip de söylemeye korktuğum , çekindiğim şeyleri, sizin dizelerinize sığınarak söylemeye çalıştım." dediğimde, yüzünde kocaman bir gülümsemeyle, şöyle karşılık vermişti:  "Ne mutlu bana! Şiir dediğiniz, zaten yazanın elinden çıktı mı, herkesin olur. Gerçekten şiirse, ne kadar çok kullanılırsa o kadar güçlenir."
            Bugün, barbarlara inat, İsrail devlet şiddetine, vahşete inat, bu köşeyi Mahmut Derviş'in "Filistinli Sevgili" şiirine bırakıyorum.  (Türkçesi: A.Kadir- Süleyman Salom. lütfen yavaş yavaş her sözcüğü içinizde büyüterek okuyun.)
                                                           x
            "Gözlerin bir diken / yüreğe saplanmış,/ çıldırasıya sevilen, /
işkencesine dayanılamayan. /Gözlerin bir diken, / rüzgârdan koruduğum, / ötesinde acıların, gecelerin,/ derinlere sapladığım./ Kandiller yanar ışığınla, /  geceler dönüşür sabaha./ Bense unuturum birden,/ - göz rastlar rastlamaz göze-, /yaşadığımız bir vakitler / kapının ardında yanyana.
                                                           x

            Şakırdın sanki konuşurken. /  İsterdim konuşmak ben de./ Dudaklarda hayır mı kalmıştı ki,/ O bahar gibi dudaklarda!/
            Sözlerin güvercin gibi / yuvamdan  / uçtu gitti. / Kapımız, sonbahar kadar sarı/ basamakları ardından/  /fırladı gitti /canının çektiği yere. /Aynalar oldu paramparça,/
yığıldı içimize acı üstüne acı./ Topladık sesin küllerini / getirdik bir araya./ Böylece söyler olduk/ acılı türküsünü yurdumuzun./ hep birlikte sazın bağrına/ ektik bu türküyü,/ evlerin damlarına taş fırlatır gibi/ fırlattık attık bu türküyü, /alın, dedik,
sancıdan kıvranan kalplere. /  Oysa her şeyi unuttum ben şimdi./ Ya sen, ya sen, sevgili,/ sesini kimselerin bilmediği! / belki de gidişindir senin/ ya da susmandır
sazı paslandıran.

                                                           x
            Dün seni limanda gördüm, / yapayalnız, yolluksuz yolcu./Bir yetim gibi sana doğru koşuyordum,/ arıyordum sanki yaşlı anamı.
            Nasıl, nasıl, yemyeşil bir portakal ağacı / kapanır bir hücreye ya da bir limana,/
nasıl saklanır gurbet elde/ ve yemyeşil kalır?/ Yazıyorum not defterime: /Limanda durakaldım.../  En dondurucu kış kadar soğuk gözler gibiydi dünya,/ doluydu portakal kabuklarıyla ellerimiz. /Ve hep çöl, ve hep çöl, ve hep çöldü ardım.
                         
            Seni yalçın dağlarda gördüm,/ kuzularınla, kovalanan çoban kızı.
sen benim bahçemdin,yıkıntılar ortasında. /Bendim o yabancı, bendim kapını vuran./Ey gönül! ey gönül! / Kapı kalbimin üzerinde yükseliyordu, /pencere, taşlar ve çimento kalbimin üzerinde.
                                                           x
            Seni su testilerinde gördüm,/  /buğday başaklarında,/yıkık dökük, parça parça, unufak./ Hizmet ederken gördüm gece kulüplerinde,/sancıların şimşeklerinde gördüm ve yaralarda./ Bağrımdan koparılmış ciğer parçası sensin./ Dudaklarıma ses olacak yel sen./Ateş ve akarsu sensin./ Gördüm seni bir mağaranın ağzında / yetimlerinin çamaşırlarını iplere asarken.
                                                           x
            Gördüm sokaklarda seni ve ateş ocaklarında,/ kaynayan kanında güneşin./ Ve ahırlarda... /Ve bütün tuzlarında denizin./ Ve kumlarda.../ Toprak gibi güzel,/yasemin gibi,/ ve çocuklar gibi.

                                                           x
            Ve ant içerim ki, bir mendil işleyeceğim yarına kadar,/ gözlerine sunduğum şiirlerle süslü/ ve bir tümceyle, baldan ve öpücüklerden tatlı: / 'bir filistin vardı,
bir filistin gene var!'
                                                           x
Gözleriyle Filistin, / kollardaki, göğüslerdeki dövmelerle Filistin,/ adıyla sanıyla Filistin./ Düşlerin Filistin'i ve acıların,/ ayakların, bedenlerin ve mendillerin Filistin'i,/
sözcüklerin ve sessizliğin Filistin'i / ve çığlıkların./Ölümün ve doğumun Filistin'i,/ Ztaşıdım seni eski defterlerimde /şiirlerimin ateşi gibi. / Kumanya gibi taşıdım seni gezilerimde./ Koyaklarda çağırdım seni bağıra bağıra,/ inlettim senin adına koyakları:

            "Sakının hey/ kayaları döve döve şarkımı koparan şimşekten!/ Benim gençliğin yüreği! / Benim beyaz kanatlı atlı! /Benim yıkan putları! / Kartalları tepeleyen şiirleri benim eken/ tüm sınırlarına Suriye'nin! / Zalim düşmana bağırdım, ey Filistin, senin adına:/ 'ölürsem, ey böcekler, vücudumu didik didik edin!' Karınca yumurtasından kartal çıkmaz hiçbir vakit,/  yalnız yılan çıkar zehirli yılanlardan!/ Ben barbarların atlarını iyi bilirim./ bir ben dururum onların karşısında,/ Bir ben,/ gençliğin yüreğiyim her daim,/ yüreğiyim beyaz kanatlı atlıların."

17 Mayıs 2018
Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri