Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2018

Ergun Çağatay  Tanıklığa Devam Ediyor Hala....  
                                    :
            Dünya çapında bir fotoğrafçı ve  çok önemli bir gazeteciydi Ergun Çağatay..  Yeryüzü tanığıydı. Tarih ve coğrafya tanığıydı. Eşsiz bir belge  biriktiricisiydi.  Bireysel ve toplumsal belleğimizin  bekçisiydi...  Arkadaşımdı Ergun Çağatay. Çocukluğumdan bu yana arkadaşımdı.   Eğer yaşasaydı; bugün yeryüzünün en mutlu insanlarından biri olacaktı....

            Bugün Berlin'de  Markisches Şehir Müzesi'nde Ergun Çağatay'ın  "Bizim Berlin 89/90"  başlıklı sergisi açılıyor.
            Bu sergi,  15 Şubat 2018'de yitirdiğimiz  Ergun Çağatay'ın  nicedir üzerinde çalıştığı, çok önemsediği, gerçekleştirmeyi hayal ettiği nice  tasarıdan sadece biriydi.  Şimdi, onun yokluğunda  gerçekleşiyor...            

BERLİN DUVARININ İKİ YANI 

            Berlin Duvarı yıkılırken ve iki Almanya'nın birleşme sürecinde Ergun Çağatay,  defalarca Berlin'e gitti ve değişimin oradaki Türkler üzerindeki  etkilerini  de belgeleyen sayısız  fotoğraf çekti.
 
            Özellikle ikinci kuşak Türk göçmenlerin fotoğrafını çekmeye gitmişti ama politik ve toplumsal olaylar  hızla gelişiyordu: 

            Duvarın yıkılışıyla Batı'dan Doğu^ya geçenlere sunulan yeni olanaklar ... Toplumda yeni  bir yer edinme çabası... Duvarın yıkılışıyla,  Türk göçmenlerin karşılaştığı yeni tehlikeler, riskler...Doğu'dan Batıya  akın eden  Almanlar karşısında yitirilen olanaklar... Rekabetin artması... Yeni sınavlar... 

            Müze, sergi tanıtımında; bu  fotoğraf sanatçısının  Berlin tarihine ışık tuttuğunu  belirtiyor ve "Ergun Çağatay'ın fotoğrafları  artık tarihsel belgelerdir. Hem  müthiş bir mutluluğu, coşkuyu  ve iyimserliği;  hem de  ırkçılığın, dışlanmanın  ve marjinalliğin  sonuçlarını  gözler önüne seriyor"  diyor.

       Berlin'de geçmişin izini Ergun Çağatay'ın fotoğraflarıyla sürerken, yine müze yetkilileri farklı kültürlerden gelen  izleyicileri , birlikte yaşamaya ilişkin  sorularla başbaşa bırakıyor:

            Bu görüntülerdeki insanlar kim?  Berlin Duvarının yıkılışı  hayatlarını nasıl etkiledi?  Peki ya aklımızdaki duvarlar?  Yeniden  ördüğümüz duvarlar?

            Çağatay'ın Berlin''deki  "Bizim Berlin 89/90" başlıklı sergisi 14 Eylüle dek sürecek...

  DÜNDEN BUGÜNE TANIKLIK

            Benim canım arkadaşım Ergun Çağatay, aramızdan ayrıldıktan sonra bile tanıklığını sürdürmeye devam ediyor.

            Cep telefonlarıyla herkesin kolayca fotoğraf ama en çok, kendi fotoğrafını çektiği bir dünyada yaşıyoruz.  Artık herkes "gözü kapalı" fotoğraf çekiyor... Gelin görün  Ergun Çağatay gibi mesleğinin tutkunları ve ustaları sadece nasıl değil, nereye bakacaklarını da biliyor.   

             Tüm yaşamını fotoğrafçılık mesleğine, fotoğraf sanatına adamış, bu yolda büyük mücadele, çok emek, çok çaba vermiş, özveride bulunmuş Ergun Çağatay,    1983 yılında ASALA’nın Paris Orly Havaalanındaki bombalı terör eyleminde  çok ağır yara aldı. Tek "suçu" o gün, o anda, orada bulunmaktı. Tepeden tırnağa yanmıştı. Ölümle yaşam arasında  gitti geldi. Beş yıl tedavi gördü.. Bir daha fotoğraf makinesin eline alamayacağına inanıyordu.
 
            Yılmadı. Mücadele etti. Dünyaya sayısız eser kattı. Orta Asya'da dilimizi konuşanların izini sürdü.   14 yılda tamamlanacak bir düşünü gerçekleştirdi.  110 bin kilometre  ve  35 bin kare fotoğraf ... Sonuç:  Ergun Çağatay- Doğan Kuban editörlüğünde bir  dev eser çıktı ortaya. "Türkçe Konuşanlar” (Turkic Speaking Peoples) önce İngilizce ; sonra Türkçe  yayımlandı. Dünyanın dört bir yanına dağıldı.

            Berlin'deki sergi haberini aldığımda  çok sevindim. Ve şu soru aklımdan çıkmaz oldu:

            Ergun Çağatay'ın dev arşivine Türkiye Cumhuriyeti Devleti  sahip çıkacak mı, çıkmayacak mı?

            Hani "yerli/  milli" lafını ağızlarına pelesenk etmişlerden  geçilmiyor ya ortalık...

12 Nisan 2018
Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri