Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2017

 

        ‘Vurun ulan vurun ben kolay ölmem...’

Ben size bugün şiirden söz edecektim... Şiir sanatından, şiir büyüsünden, şiir gerçekliğinden, şiir düşlerinden, şiirle kanatlanmaktan, şiirle uyanmaktan, şiiri solumaktan, şiirle yeryüzünü kucaklamaktan, şiirle dünyayı kavramaktan, şiirle sorgulamaktan, şiirle düşünmekten ... 

Diyecektim ki, ben bir zamanlar ne çok şiir okurdum... Bildiğim ve sevdiğim şairlerin şiirlerini yeniden yeniden okur, dünyadan ve ülkemden, genç şairleri keşfederdim. Ufkum genişler, daha iyi, daha güzel bir insan olurdum. Şimdiki gibi her an haberleri izleyip yaşamın parmaklarımın arasından kayıp gitmesine izin vermezdim. Tam tersine şiirle yaşamı çoğaltırdım. Hayatı bütünlerdim. 

Ben size bugün şiirden söz edecektim... 21 Mart Dünya Şiir Günü ya... Bir hafta boyunca şiir etkinlikleriyle zenginleşeceğimizden... 
Gelin görün ki, bu yazıya tam başlamıştım ki PEN Türkiye’nin Diyarbakır temsilcisi, yazar Şeyhmus Diken’den gelen haberle sarsıldım. “Henüz açmamış güller arasında bir mahzun kaide...” diyordu Şeyhmus. “Karanlığın acuzeleri tahrip edip devirmişler şairin büstünü” diyordu. 

Evet karanlık güçler Ahmed Arif’in Diyarbakır, Sur’daki büstünü kırıp parçalamışlardı. Bu ne ilk ne son heykel düşmanlığı, bu ne ilk ne son sanat, edebiyat, şiir düşmanlığı... Bu düşmanlığa HAYIR demeyeceksek, neye diyeceğiz... 
Türkiye PEN olarak Ahmed Arif’in büstüne saldırının hepimize, tüm şairlere, şiirimize saldırı olduğunu vurgularken “pes diyoruz artık pes, başka ne diyeceğimizi bilemiyoruz, yetkililer demüsterih olsunlar, göreve filan çağırmıyoruz!” dedik!

‘Sakın şiir okumayın’ 

Referandum öncesi ortalıkta dolaşan bir fotoğraf var. Bir diktatörün fotoğrafı. Altında da koca bir yazı: “Şiir ve Roman okumayın. Bunlar insanı sigara ve alkole alıştırır” diyor... 
Yok elbet ki bizde hiçbir aklı başında bir yetkili böyle bir laf etmez... YunusEmre’lerin, Âşık Veysel’lerin, Yahya Kemal’lerin, Cemal Süreya’ların, YaşarKemal’lerin ülkesinde hiç olası mı bu gibi tümceler kurmak! Bunu olsa olsa Uganda ya da Patagonya’daki cumhurbaşkanı söylemiştir. (Zavallı Patagonya ve Uganda neler çekti şu bizim teşbih tutkumuzdan!) Herhalde oralarda akla gelebilecek en kötü şey olsa olsa alkol ve sigaradır.... Siz şükredin ki oralarda değil, güzelim memleketimiz Türkiye’de yaşıyorsunuz. Kavgasız, gerilimsiz, huzur içindeki ülkemizde!.. 
Ne diyordu Sait Faik“Şiir olmayan yerde, insan sevgisi de olmaz. İnsanıinsana ancak şiir sevdirir.” Bir de Ceyhun Atuf Kansu’nun sözü aklımdan çıkmaz: “Şiir yazılan ülkeden umut kesilmez...” 
Ahmed Arif’in büstünü kırabilirler ama şiirini yok edemezler... 
Ben size bugün şiirden söz edecektim... Onun yerine hasretini hâlâ genzimde hissettiğim şairden, “33 Kurşun”dan birkaç dize: 

“Vurulmuşum 
Düşüm, gecelerden kara 
Bir hayra yoranım çıkmaz 
Canım alırlar ecelsiz 
Sığdıramam kitaplara 
Şifre buyurmuş bir paşa 
Vurulmuşum hiç sorgusuz, yargısız (...) 

Kirveyiz, kardeşiz, kanla bağlıyız 
Karşıyaka köyleri, obalarıyla 
Kız alıp vermişiz yüzyıllar boyu, 
Komşuyuz yaka yakaya 
Birbirine karışır tavuklarımız 
Bilmezlikten değil, 
Fıkaralıktan 
Pasaporta ısınmamış içimiz 
Budur katlimize sebep suçumuz, 
Gayrı eşkıyaya çıkar adımız 
Kaçakçıya 
Soyguncuya 
Hayına... (...) 

Vurun ulan, 
Vurun, 
Ben kolay ölmem. 
Ocakta küllenmiş közüm, 
Karnımda sözüm var 
Kirvem, hallarımı aynı böyle yaz 
Rivayet sanılır belki 
Gül memeler değil 
Domdom kurşunu 
Paramparça ağzımdaki... ”

AHMED ARİF’İN BÜSTÜNE SALDIRI, ŞİİRİMİZE, HEPİMİZE SALDIRIDIR

Şiirimizin asi kalemi Ahmed Arif’in 90. yaşını kutluyoruz. Kutlama hazırlıkları,1927 doğumlu büyük şairimizin, 2002 Mayıs ayında Diyarbakır Sur’da yaptırılan büstünün tahrip edilmesiyle başladı. 15 yıl önce Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Kültür Edebiyat Festivali’nde bir törenle açılan büstün kaidesinde şairin şu dizeleri yer alıyor: “Bir ben bileceğim oysa/ne afat sevdim/bir de ağzı var dili yok/Diyarbekir kalesi”. Şairin oğlu heykeltıraş Filinta Önal tarafından yapılan büst, surların hemen dışında, tek kapı ile çift kapının arasındaki yeşil alanda bulunuyordu. Belediye yetkilileri iki hafta önce büstü alıp giderken, ‘onarıp eski yerine yerleştireceğiz’ demişler. Olayı bize Diyarbakır temsilcimiz Şeyhmus Diken bildirdi. Rivayet odur ki kimin yaptığını kimse bilmiyormuş! Şairimizin 90. yaşını kutluyor ve Türkiye PEN olarak pes diyoruz artık pes, başka ne diyeceğimizi bilemiyoruz, yetkilileri de, müsterih olsunlar, göreve filan çağırmıyoruz! 

PEN Türkiye Yönetim Kurulu.  
19 Mart 2017

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri