Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2017

 

Okuma önerileri

İddianame niteliği taşımayan sayfalar dolusu ithamlarla insanların hapislere tıkıldığı... Barış istedi diye zulüm edildiği... Aynı sözü söyleyenlerden kiminin alkışlandığı, kiminin işkenceye sokulduğu bu ortamda aklınızı kaçırmamak için en iyi yollardan biri okumak... 
Yaz başından beri okuduklarım arasında her hafta bunu tüm okurlarla paylaşmalıyım, bu kitabı herkes okumalı dediğim nice kitap geçti elimden... Ama işte araya giren kâbuslar, duruşmalar, haksızlıklar, karşıdevrim saldırıları... Baktım ki bu köşede hiçbirine yeterince yer ayıramayacağım birer cümleyle de olsa dikkatinizi çekeyim dedim...

“İstanbul İstanbul” - Burhan Sönmez’in 2015’te çıkan kitabını (İletişim Yayınları) okumakta çok geciktim. Okudum ve çarpıldım. Öldüm. Dirildim. Çıldırdım. Son yıllarda, diliyle, kurgusuyla, kişileriyle, okuduğum en etkileyici roman. Acısıyla, umuduyla, hüznüyle, gülümsetmesiyle, hiçbir acının, ölümün bile hayalleri ve hikâyeleri yenemeyeceğinin ispatı! Yeraltındaki ve yerüstündeki İstanbul’da ve zamanda çıkılan yolculuk, kendi içimizde bir yolculuğa dönüşüyor... Sarsıcı bir dev eser!

“Bir Eski Cumhuriyet İçin” - Ali Sirmen’in bu kitabı (İmge Kitabı) için ne denli yazılsa azdır. Ümit Aslanbay’ın nehir söyleşisi, Ali ve Mine Sirmen’in ayrıntılı anlatımlarının oluşturduğu çok zengin bu mozaik, tarih derslerinin en güzeli. 12 Mart, 12 Eylül ve nice sivil demokrasi haksızlıklarının, günümüz gerçekleri yanında hafif kaldığını görmek, bellek tazelemek için birebir... Ali Sirmen’in alçakgönüllülüğüne de şapka dedirten bir kitap! 

“Seher”- Selahattin Demirtaş’ın dumanı tüten kitabı (Dipnot) kısa sürede çok popüler oldu. Siyasi kişiliği elbet önemli bir etken. Ancak kitaptaki öyküleri okudukça, lider karizmasının ötesinde yazar kimliği, edebiyatçı özeni, yaratıcı duyarlılığı öne çıkıyor. Bir öyküden ötekine, yüreğin, aklın ve vicdanın sesi soluğu, memleketimden insan, hele hele kadın manzaralarına ya da çığlığına dönüşüyor... 

“Oya Başak: Kahkahanın Derinliği” - İzzeddin Çalışlar’ın Profesör Oya Başak’la yaptığı uzun söyleşi... Bugüne dek kitabın “Dalgın Profesör” bölümü öne çıkarıldı. Bence bu kitap daha çok dinmeyen öğrenme tutkusu, paylaşma tutkusu üzerine. Öğrenmeyi ve paylaşmayı, sanatı ve yaratıcılığı yücelten enfes bir güzelleme! “Ama, fazla Shakespeare var” diyerek kitaba eleştiri getiren bir okura, istemeden şu yanıtı verdiğimi hatırlıyorum: “Herkes cahil olmak zorunda değil!” 

“William Shakespeare: Yüzyılların Sahne Büyücüsü” - Sadece tiyatroyu meslek edinenlerin değil, sadece tiyatro meraklılarının değil, herkesin okuyup sonsuz tat alacağı bir eser Ayşegül Yüksel’in bu kitabı. (Habitus Kitap). Kaç yüzyıl geçerse geçsin o duygular, o ihtiraslar, o güç kavgaları yerli yerinde... Yoz bir düzende yuvarlanıp gittiğimiz şu günlerde, Ayşegül Yüksel’in güleryüzlü Shakespeare anlatımı inanın insana ilaç gibi geliyor. Ne de olsa onun da dediği gibi “Shakespeare oyunlarında, yoz düzene hizmet edenler hep yenik düşerler.” 

“Fındık Kabuğu” - İngiliz edebiyatının en üretken yazarlarından biri Ian McEwan. Bu kitabında (Yapı Kredi Yayınları) gerilimle mizahi bakışı harmanlıyor. Kahramanımız, bugüne dek görüp görebileceğiniz, en genç Hamlet adeta. Kendisi henüz doğmamış bir fetüs... O anlatıyor. Ana karnında babayı kurtarmak mı? Amcayı ele vermek mi? Anaya sadakat mı? Doğmak mı? Doğmamak mı? Olmak mı? Olmamak mı? Çok eğlenceli! 

“Kuzeyli Annem” - Çok yönlü Fransız yazar Jean-Louis Fournier her zamanki gibi özgeçmişini irdelerken, ironik ama aynı zamanda çok duygusal, yalın, şiirsel bir kitaba (Yapı Kredi Yayınları) imza atmış. Kısa, kâh net, kâh bulanık fırça darbeleriyle çizdiği resim ya da farklı mercekli kamerasıyla çektiği fotoğraflar öylesine sahici ki... Bu kitabı en çok, sanki herkese “hadisen de otur anneni yaz” dediği için sevdim.... 
Okuma önerilerim bu kadar değil... Devamı bir başka yazıya...

8 Ekim 2017

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri