Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2017

 

                        "BATI YAKASI HİKAYESİ"

            Bundan tam 60 yıl önce  1957'de  ilk kez Broadway' de sahnelendiğinde yer yerinden oynamıştı.  Oysa "West Side Story"- "Batı Yakasının Hikayesi"  ramp ışıklarına çıkana dek herkes çok kuşkuluydu...   Acaba bunca dans egemenliğini seyirci kabullenecek miydi? Bu müzikal,  eğlenceden  çok trajediye yer vermiyor muydu?  McCarty dönemi yeni sona ermiş şimdi azınlıkları sahnede bile kavgaya tutuşturmak  niyeydi? 
            İlk temsil sonunda millet ayağa fırlamış alkışlıyordu.   "Sahnelerde bir devrim"  deniyordu.  Müzik dünyasında, dans dünyasında, müzikal dünyasında bir devrim...
             "Batı Yakası Hikayesi"nin yaratıcı kadrosu dehalardan oluşuyordu. Müzikal'in fikir babası , yöneten ve koreografiyi gerçekleştiren  bale ve Modern dansın ustası Jerome Robins'di.  20 yüzyılın Rönesans adamı,  besteci, maestro, piyanist Leonard  Bernstein müziği besteledi. Her biri dünyanın her yerinde dillerden düşmeyen, en sevilen şarkılar çıktı bu bestelerden. Metin,  Arthur Laurents'in  kitabından alındı. Şarkı sözlerini, o günlerin genci,  günümüzün  ünlü yönetmeni Stephen Sondheim  yazdı.             Müzikalin öyküsü, evrensel bir tema, çağdaş bir Romeo ve Juliet öyküsüydü...
            1961'de müzikalin filmi  (Natalie Wood, Richard Beymer, Rita Moreno, George Chakiris)  eseri milyonlara ulaştıracaktı.
            Ya bugün?

            NEFRETLE  KİRLENEN  DÜNYAMIZDA

            Önceki akşam Zorlu'da  "Batı Yakası Hikayesi"ni izlemeye giderken   bunca kez sahnede ve perdede  izlediğim eseri yeniden görmenin yaratabileceği düş kırıklığından ödüm kopuyordu. Hemen belirteyim: Boşuna korkmuşum. 
            İlk andan son anına dek  tüm benliğimle sahneye kilitlendim.  Aslına ihanet etmeden bu denli yeni , genç ve dinamik olunabilir.
            Müzikler şarkılar yerli yerinde ,Maestro Donald Chan yönetiminde büyük orkestra ve muhteşem sesler.  
            Eseri sahneleyen,  koreografiyi de yeniden düzenleyen Joey Mckneely, yorumunda gerilimi arttıracak bir "dil"  geliştirmiş.  Jerome Robins'in "imzası " diyebileceğim  tüm özellikler, hareketler  "sözcükler" yerli yerinde; ama bunları yeniden bir araya getirirken çok daha sert ve çarpıcı bir dil oluşturuyor .
             Sonuçta  New York sokaklarında  Polonya kökenli  beyaz Amerikalı gençlerle (Jetler); ABD'ye göçmen gelmiş Porto Riko'lu gençlerin (köpekbalıklarının) kavgası da, aşkları da, dansları ya da özlemleri de çok daha güncel, daha gerçekçi,  daha sert oluyor. 
            Bugün dünyamız  50'lerden daha çok  nefretle kirletilmiş durumda.  Sadece gençler  değil, ülkeler,  farklı etnik, dini  gruplar, birbirine bin kat düşman...  Çetelerin erk ve güç kavgasının daha acımasız olması kaçınılmaz.  O yüzden Amerikalı gençler Porto Riko'lu Anita'yı  korkutmakla ya da alay etmekle yetinmiyor, tecavüz ederek de cezalandırıyor. (Tıpkı günümüz savaşlarındaki gibi)  Gençlerin polisi alaya alması daha da gülünç oluyor. Aşklar daha şehvetli ,  ölümler daha da yakıcı oluyor.

            "BAŞKA  DÜNYA  MÜMKÜN

            Başta Jenna Burns (Maria)  Kevin Hack (Tony) Keely Beirne (Anita)  ve tüm kadro mükemmel oyuncu, dansçı ve şarkıcılardan oluşuyor.  (80 kişilik ekiple gelmişler.)
            Sahne tasarımı (Paul Gallis) muhteşem: Arka fonda New York görüntülerinin içine çekiliyorsunuz oyuncularla birlikte. Önde, iki yanda  ise  New Yok bitişik nizam yapılarına egemen olan inip çıkan merdivenli, balkonlu, hareketli yapılanma... Bu yapılanma sahneye sadece enine ve boyuna değil, farklı yüksekliklerde de kullanma olanağı sağlıyor. 
            Bu yapılanmaya, "büyü" nün yanı sıra,  gerçekliği, düş gücünü, romantizmi, trajediyi ve binbir duyguyu katan  olağanüstü  ışık tasarımı, Peter Halbsgut imzalı.
            Tony ve Maria'nın karşılaştığı Mambo ve Rock danslarının "çatıştığı" sahne  ... Bunca nefretin, korkudan , güvensizlikten  doğduğunu gösteren anlar...  Tony ve Maria'nın tüm beklenti ve aşk sahneleri ... Helle hele, finalde de leit motif olarak kullanılan "Somewhere" şarkısı ve  o düş sahnesi,   sözünü ettiğim büyünün  en güzel örnekleriydi.
            Bir gün, bir şekilde, bir yerde,  nefretten,  kin, öfke ve intikam duygusundan arınmış  bir dünya bulacağız inancıyla  alkışlıyorduk perde kapandığında. Bence de başka bir dünya mümkün... Siz siz olun  aşktan , sanattan ve "klasiklerden"  vazgeçmeyin.

5 Mart 2017  

 

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri