Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar

Yazılar 2017

 

              Huuu Adalet Bakanı      

            En çok en çok neyi kıskandım biliyor musunuz?
             Almanya'nın Die Welt Gazetesinin Türkiye temsilcisi , dört dörtlük gazeteci Deniz Yücel tutuklandı ya ... Almanya'nın   belli başlı tüm gazeteleri   bir sayfalarını koskoca bir sayfalarını  gazetecilik yaptığı için tutuklanan   Deniz Yücel'e ayırdılar.  Hangi görüşten hangi düşünceden olurlarsa olsunlar  "Deniz'e Özgürlük " diye haykıran ortak bir metinle  okur karşısına çıktılar...

Bedel Ödeten ve Ödeyen

            Eğer Türkiye'de   yıllardır böyle bir dayanışma gösterebilseydi gazete patronları ve çalışanları...  Hani her sopayı sallayıp  "bedelini ödeyeceksiiiiiiiiiiiin"... "cezanı çekeceksiiiiiiiiiiiiiiiiiiiiin"  nidaları karşısında,  patronlar "emredersiniz efendim" havalarına girmeseydi.... Gözyaşları döküp biat ermede yarışmasaydı... Her kükremede, her azar işitmede  korkup, postu kurtarmak için,  bir değil, on değil , yüzlerce gazeteciyi  kurban etmeselerdi...   
            Ve gazetecilerimiz...Aydın geçinen  gazetecilerimiz... Haberi sadece yöneticilerin iki dudağı arasında aramasaydı...  Meslektaşlarını, "gazetecilikten değil, terörden yargılanıyorlar" diye  lanetleme yarışına girmeseydi.... Gazetecilikle hükümet sözcülüğü arasındaki farkın bilincinde olsalardı... Her sırtları sıvandığında  güçlendiklerini sanmasalardı...  Artık  çıkar  hesapları mı, korku mu,  cehalet mi, "kandırılma mı" bilemem ama gazetecilikle jurnalciliği  birbirine karıştırmasalardı... Bugün Türkiye bu durumda olur muydu?
            Ne acıdır ki Bedel ödetmeye çalışanlar, bedeli gazetecilere, gazete çalışanlarına ya da patronlara ödettiklerini sanıyor. Oysa haber alma hakkı ortadan kalktığında,  bedeli ödeyen sadece gazeteciler değil,  halk oluyor, millet oluyor...
            Gazetecilğe ilişkin uluslararası örgüt temsilcileri  geçtiğimiz günlerde İstanbul ve Ankara'daydı. IPI (Uluslararası Basın  Enstitüsü), PEN, Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF)  Avrupalı Gazeteciler Derneği ,Article19...
            Yazarları hapiste olan  tüm gazeteleri ziyaret ettiler. Cumhuriyet'e de geldiler. Bu adamlar ve kadınlar , mesleklerinin en ileri gelenlerinden de olsalar, burada yaşananlara akıl erdiremediler.  Ciddi bir travma geçirip ülkelerine döndüler...
            Üç aydır iddianame yazılamaması...  Kendi yargılan savcının hala görevde kalması... 
             Hapisteki yasal haklardan ,  hapisteki gazetecilerin yararlanamaması:  Kalem kağıt serbest, mektup yazmak yasak.  Daktilo yasak.  Hafta bir saat bilgisayar  (internet değil, daktilo niyetine) hakkı var ama gazetecilere kullandırılmıyor.  İstedikleri kitap yasak. Mektup almaları yasak...
            Bizimkiler  4 aydır tecritte. Bizimkiler, 4 ayrı koğuşa dağılmış durumda. Ortak saatleri var ama kullandırılmıyor.  Ortak spor alanı ve hakları var ama kullandırılmıyor. 4 Aydır 4 koğuş birbirini görmedi.
            Ziyaretçilerimiz bunları anlayamıyor. Bu keyfiliğe, bu rastlantısal cezalandırmaya  akıl erdiremiyor. Bunları sormak için Adalet Bakanından randevu istediler ancak randevu alamadılar.
             Gerekçe, " Bakan bey referandum  kampanyasında şu sıralar çok meşgul..."
            Görüşebilselerdi belki de şöyle diyeceklerdi:  "Sayın Adalet Bakanı söyleyin şu FETÖ'den yargılanan savcıya, gazetecilerin iddianamesini yazıversin gayri..."

            DUYGU ASENA ÖDÜLÜ

            PEN Türkiye her yıl Duygu Asena Ödülü veriyor. Bu yıl Ödülün sahibi, Türkçe'nin  emekçisi  Dil Derneği Genel Başkanı Sevgi Özel.  10 Mart'ta Galatasaray'daki Alman Kültür Evi'ndeki (Goethe Institude) törende ödülünü alacak.  Ödül gerekçesi şöyle: 

            Türkçemizin "selamün aleyküm" ile "o.k." ve "by by" arasına sıkıştığı; Osmanlıcanın her fırsatta  yüceltildiği,   "Türkçeyle felsefe yapılamaz", "Türkçeyle düşünülmez" savlarının  ileri sürülebildiği bir ortamda  PEN Duygu Asena  Ödülü'nü Sevgi Özel'e vermekten kıvanç duyuyoruz.  Sevgi Özel,  dil üzerine yazdığı kitaplarla  önce okurlara dile özen gösterilmesi  gerekliğini  ortaya koydu,  dil devriminin  bir neferi bir ustası oldu ve Türkçemizi sevdirdi.  Atatürk'ün mirası TDK , 12 Eylül Faşist darbesi sonrasında kapatıldığında,  Sevgi Özel  arkadaşlarıyla birlikte   Dil Derneği'ni kurdu.  Dil Derneği’nin Türkçe Sözlük’ü ve Yazım Kılavuzu’nun bütün baskılarının hazırlayıcılarından oldu. Dil üzerine  onlarca kitabının yanı sıra romanları , öyküleri ve özellikle çocuk kitaplarıyla ve yazdığı binlerce makaleyle  ülkemizde her şeyden çok gereksinimini duyduğumuz  yurttaşlık bilinci  için kadınlara güvendi, inandı ve onlara seslendi.   "Güç ve  çıkar için gözü hiçbir şeyi görmeyenleri, din ve ırk farkını siyasaya araç yapanları,  ancak kadınlar durdurabilir; gerçek demokrasiyi de ancak kadınlar doğurabilir; umudum kadınlarda!" diyen Sevgi Özel'i kutluyoruz.

2 Mart 2017

Geri
Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri