Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Yazılar
 

Yazılar 2000

30 Kasım 2000

Kasım ayı bahane...

Kasım ayının son günündeyiz... Sonbaharın sonu...

Yarın ya da yarından sonra, soğuğuyla, yağmuru çamuruyla, sisi dumanıyla kış kapıya dayanıyor...

Şu kasım ayı ,amma çok insan alıp götürmüş dünyanın ve ülkemin sanatçılarından... Tam bir yaprak dökümü misali...

Baştan söyleyeyim, kasım ayı bahane... Amacım, hiç ölmemişçesine bizlerle yaşamlarını sürdüren bu yazarları anmak, anılarını paylaşmak, paylaşarak çoğalmak.

Düşünceyi, duyguyu ve düşleri ustalıkla kaynaştırıp, birbirinden güzel imgeler yaratan Yahya Kemal , "Dönülmez akşamın ufkundayız. Vakit çok geç / Bu son fazıldır ey ömrüm nasıl geçersen geç!" demişti çoktan, 1 Kasım 1958'de sessiz gemi demir aldığı zaman. Sallanmadı o kalkışta ne mendil ,ne de bir kol...

Ölüm, "Savaş ve Barış", "Anna Karenina" gibi romanların yazarı Tolstoy'u 1910 yılının bir kasım gecesi yakaladı. Ününden, ailesinden, on üç çocuğundan, dostlarından, servetinden, soyluluğundan , iç çatışmalarından kaçarken, yalnızlığın ve yoksulluğun özlemini çekerken, ücra bir tren istasyonunda yakaladı...

Bernard Shaw ise, 1950 yılının bir kasım sabahı ölüm döşeğinde bile gülen düşünceler içindeydi. "Linç edilmememin tek sebebi, her sözümün alay sanılmasıdır. Tek kelimemi ciddiye alsalardı, toplumsal düzen çoktan sarsılırdı" diyordu.

Tolstoy 82, Bernard Shaw 95 yaşındaydı, bu dünyadan ayrıldıklarında... Oysa fırtınalarla sınanan, İngiliz yazar, şair, Oscar Wilde ve Amerikalı gerçekçi yazar Jack London, 46 yaşındaydılar yaşamlarını yitirdiklerinde. Aylardan yine Kasımdı.

Genç ölüler yaşlanmıyor... Orhan Veli artık hep 36 yaşında... Sevgi Soysal da öyle. .. "Yenişehir'de Bir Öğle Vakti" çıktı yola, "Yürümek" dedi, "Şafak" dedi, "Yıldırım Bölge Kadınlar Koğuşu"ndan geçti, sarstı okurlarını, "Bakmak" dedi, görmeyi öğretti. Yüreklerde açan bir kardelendi Sevgi Soysal. 22 Kasım 1976'da aramızdan ayrıldı. Fransız yazar, düşünür André Malraux ile aynı günde...

İki ozan, Parisli Paul Eluard ile Erzincanlı Enver Gökçe, hiç karşılaşmadı yaşamlarında. (Eluard'ı 1942, Gökçe'yi 1981 kasımında yitirdik. ) Ama eşitliği, özgürlüğü, adaleti savunan yürekleri ve sesleri ,bir yerlerde mutlak karşılaşmış olmalı...

Enver Gökçe'nin dizelerini duyuyorum ülkemin nabzında: "Biz olmasak gökyüzü, biz olmasak üzüm, / Biz olmasak üzüm göz, kömür göz, ela göz; / Biz olmasak göz ile kaş, öpücük, nar içi dudak; / Biz olmasak Taşova'nın tütünü, Kütahya'nın çinisi ,/ Yani bizsiz, kardeş dizi, yar dizi / Güzel değildir."

Şair, edebiyat öğretmeni Faruk Nafiz Çamlıbel öldüğünde 8 Kasım 1973'dü. "Han Duvarları" hala onun gibi yolcuları bekler : "Gidiyordum, gurbeti gönlümde duya duya, / Ulukışla yolundan Orta Anadolu'ya"....

Ümit Yaşar Oğuzcan, "Ağır İşçi"ydi... Bol bol üretti. "En ağır işçi benim / Gün 24 saat/ Seni düşünüyorum" diyerek... Ödlüğünde, takvimler 4 Kasım 1984'ü gösteriyordu.

İşte dökülen yaprakların bir bölümü...
Dedim ya, kasım ayı bahane...

     
  Geri  
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri