Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri

 

Tutkunun Romanı

Tutkunun RomanıSevgili Leyla Gencer, yolculuğum boyunca, beni "Her Şeyin kendiliğinden olduğuna" inandırmaya çalıştınız. Hepsi şans, kader, kısmetti...

Siz "hiçbir şey yapmadınız", yalnızca şarkı söylemek istediniz...

Bir de daha küçücük bir çocukken, uçurumun kıyısında havaya fıra- tılmak...

…Sonra atıldığınız yeryüzü uçurumlarında, boşluğa, hiçliğe, yokluğa karışmamak için sesinizi kullandınız.

Şarkı söylemek bir tutkuya dönüşmedi. Şarkı söylemek taa baştan bir tutkuydu sizde.

...Sonra.. Sonra tüm tutkularınzı, şarkı söylemeye dönüştürdünüz.

Şarkı söylemek, yani müzik dünyasının, opera dünyasının bir parçası
olmak... Yani o dünyayla soluk alıp soluk vermek... Yani o dünyayı fethetmek...

Hep uçurumun kıyısına gelebilmek, tüm uçurumlara meydan okuya- bilmek için tutkunuza sımsıkı sarıldınız. Ve boşluğa, hiçliğe yuvarlanmamak, yok olmamak için de hep tutkunuzun peşinden koştunuz...

İşte hepsi bu.

Sevgili Leyla Gencer, işte açık seçik söyledim:

"0 bir şey yapmadı. Yalnızca şarklarını söyledi" dedim. Şimdi mutlu musunuz? İstediğiniz oldu mu?

Buraya dek, doksan dokuz minicik bölümde (sizin o sınırsız inancınız ve tutkunuzun yanında minicik kalan bölümlerde) bir ileri bir geri sıçralayarak, anılara, düşlere sarılarak, bir mozaik tablonun kimi parçalarını ortaya çıkarmaya çalıştım. Ama şimdi, izin verin, bırakalım her okur, parçaları kendi birleştirip, kendi tablosunu oluştursun. Bakarsınız eksik parçaları bulanlar bile olur... Bakarsınız kimi size inanır, "Evet her şey kendiliğinden olmuş, şans kader, kısmet" der...

Ama ben, bu bölümde sizi dinlemiyorum. Ve bu yolculuğun sonunda artık size teşekkür etmek istiyorum.

Yoo, yalnız bu kitap için değil: Var olduğunuz için.

Sonsuz bir inançla, inatla, hırsla ve aşkla tutkunuzun peşinden koştuğunuz için...

Nice zorluklara, yokluklara, engellere, gözle görülen ya da görülmeyen baskılara göğüs gerdiğiniz, sonuna dek savaşmaktan yılmadığınız, sizi yıldırmaya kalkanlara meydan okuduğunuz için... Hem de ödün vermeden, hem de uzlaşmaya yanaşmadan...

Öğrenmekten, bilgilenmekten, çalışmaktan, araştırmaktan, bir an olsun vazgeçmediğiniz ve bundan sonsuz bir tad aldığınız için...

YalnızIığınızı, çok gizli özel bahçenize; gözyaşlarınzı bahçenizin çiçeklerine dönüştürdüğünüz için...

Kendinizi hiç sakınmadan, sonuna dek verebildiğiniz için: Mesleğinize, sevdiklerinize ve hayata verebildiğiniz için...

Zenginliğinizi, çokluğunuzu, kahkahalara dönüştürmeyi bildiğiniz ve bunları her an paylaşmaya hazır olduğunuz için...

Kendinizle yarışarak, kendinizi aşarak, kendinizi eleştirerek, zayıflıklarınızı bilerek, yetkinliğe ulaşma çabanızla yeryüzü uçurumlarını sınadığınız için...

Dipsiz kuyuların en dibiyle, gökyüzündeki bulutların en yükseği arasında gidip gelirken; acıyla sevinci, aşkla nefreti, öfke ve yumuşaklığı birarada yoğururken; dostluklarla ihanetlere kollarınızı açmışken; tüm çelişkileri yaşarken ve içinizde yaşatırken, yine de kendinizle barışık olduğunuz için...

İçinizin ateşiyle yeryüzünü tutuşturmaya hazır olduğunuz için…
Yeryüzünü değilse de müzik dünyasını tutuşturduğunuz günlerde bile, minicik bir sesle: " Ama benim hep sevilmeye ve şefkate ihtiyacım var" diyebildiğiniz için...

Diva'lığın görkemiyle, alçakgönüllülüğü birbirinden ayıramadığınız ve sıradan insan olmanın, ama gerçek insan olmanın değerlerine sımsıkı sarıldığınız için...

Yeryüzünün harikalığına, insanoğlunun müthişliğine, beni bir kez daha inandırdığınız için teşekkür ediyorum.

Sayfa 190-191

Kitaptan Bir Bölüm

Tutkunun Romanı

Tutkunun RomanıKüçük bir kız çocuğu. Uçurumun kıyısında havaya fırlatılmak istiyor... Sonra yıllar boyunca kendini yeryüzü uçurumlarının kıyısında buluyor.
Onu hep uçurumun kıyısına götüren, tutkusu ve sesi...

Devam

Esintiler 80'li Yıllar

Esintiler 80'li Yıllar"Esintier" Sanat dallarından, günlük olaylara, inatla sevgiden, umuttan, insan haklarından yana "esen" yazılardır. Bir araya geldiklerinde yaşadığımız yılların panoramasını ortaya koyarlar. Bugün "Esintiler '82" den alınan altı yazı ve 1983 den bu yana "esen"lerden seçtiklerimizle 80'li yılların "Esintiler"ini sunuyoruz.

Devam

Karanlıktaki Işık

Karanlıktaki Işık Ve perde açılıdı. Ardından ışık... Karanlıktaki ışık. Işıkta en bildiğim ya da hiç bilmediğim dünyalar, toplumlar, bireyler... Işıkta dünyanın ve insanın değişebilirliği... O ışıkta, kendimi ararken başkalarını keşfediyorum. Başkalarına yöneldiğimde ...

Devam
     
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri