Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Kitaplar
 

Esintiler '82

Kitap'tan Bir Bölüm;

Esintiler '82PENCEREDEN DIŞARIYI GÖREBİLMEK

Bir hafta boyu, inat edip aralıksız televizyon seyrettim. Hani ülkemizde kitap düşmanlığı var, kitap okunmuyor, kitap sevilmiyor ya. Bakalım en etkin, en güçlü, en yaygın kitle iletişim aracımız televizyonumuz, millete kitap okutturmak, kitabı sevdirmek için ne yapıyor diye merak edip televizyon izledim. Sonuç: Hiç, ama hiçbir şey yapmıyor.

Ve bu hafta ey vatandaşlar, büyükler, küçükler, çocuklar, yaşlılar, emekliler, memurlar, meslek sahipleri, meslek sahibi olmayanlar, serbest çalışanlar, serbest olmayıp çalışmaya çalışanlar kitap okuyun, yeter ki, kitap okuyun... diye bir yazı yazacaktım ki bir öykü duydum. "Kitap okuyun" yazısı yerini o öyküyü yazıyorum:

Bir hastenede ölümü bekleyen hastaların koğuşu. Koğuşta bir oda. Odada iki yatak, iki hasta. Biri pencerenin önünde öteki duvar dibinde. Yaşamlarının şu son dönemlerinde pencere kenarındaki, sabahtan akşama kadar pencereden bakıp bakıp, tüm gördüklerini duvar dibinde hiçbir şey göremeyen arkadaşına aktarır: "Bugün deniz dünden daha durgun. Rüzgar hafif olmalı. Beyaz yelkenliler belli belirsiz ilerliyor... Park mı? Park henüz tenha. Salıncakların ikisi dolu, ikisi boş," ya da "Geçen haftaki sevgililer yine geldiler. Eleleler. Bir sıraya oturdular. Hep erkek anlatıyor kız dinliyor. Şimdi erkek kızın saçını okşuyor, öpüşüyorlar... Ne kadar da güzeller"... "Erguvanlar bugün çıldırmış. Öyle bir çiçek açtı ki, etraf mordan geçilmiyor. Erikler desen gelinden farksız"... "Eyvah, miniklerden biri düştü. Anası yetişti, bağrına basıyor çocuğu, neyse, çocuk sustu, gülüyor şimdi"... "Öğrenciler mi? Onlar yeni kitaplara dalmışlar... Dur bakayım, haa... Simitçi geldi, iki simit alıp beşe paylaştırıp yiyiyorlar... Şimdi de çocuklara katıldılar, uçurtma uçurmaya... Uçurtma yükseliyor, yükseliyor..." "Hayır yelkenliler henüz görünmedi ama martıların keyfi yerinde. Baloncu da erkenci. Mavi, mor, yeşil, kırmızı, turuncu, kocaman balonlar var..."

Her gün böyle sürüp giderken, her gördüğünü anlatırken, ansızın müthiş bir kriz geçirir pencere yanındaki. Duvar dibindeki, bir düğmeye bassa, doktor çağırabilir ve belki de arkadaşını kurtarabilir. Ama... Ama arkadaşı ölürse pencerenin yanı boşalacaktır. Ve duvar dibindeki düğmeye basmaz, doktor çağırmaz, arkadaşı ölür. Ertesi sabah duvar dibindekinin yatağını pencerenin yanına sürerler. Beklediği an gelmiştir. Yattığı yerde pencereden dışarı bakar: Pencerenin dibinde kapkara bir duvardan başka hiçbir şey yoktur.

(19 Mart 1982)

Sayfa 24-25

Geri



Sözden Söze

Sözden SözeZeynep Oral'ın konuşmalarında canlanan portrenin inandırıcı, çok boyutlu, zengin gerçeklerle dolu olmalarını sağlayan öge, yazarın bilgisi ve eleştirici zekasıdır. Konuştuğu kişileri bütün tanımakta, yargıya bağlayabilmektedir.

Devam

Konuşa Konuşa

Konuşa KonuşaKişiliklerinde olağanüstü yanlar bulunan, kendileri ve çevreleriyle çatışma yaşayan sanatçıların Zeynep Oral'la konuşurken benliklerini cömertçe açıkladıkları görülür.

Devam

Kara Sevda

Kara SevdaKara Sevda", Zeynep Oral'ın bu niteliklerini yansıtan bir çalışmasıdır. Değişik zamanlarda, değişik etkinlikler için gittiği Afrika'dan sıradışı izlenimler toplamıyla çıkıyor okurlarının karşısına...

Devam

 

     
     
  Zeynep Oral Hakkında Yazılar Kitaplaar Erişim Bilgileri