Zeynep Oral Zeynep Oral HakkındaYazılarKitaplarErişim Bilgileri
Anasayfa
O Güzel İnsanlar

Bu Cennet Bu Cehennem Zeynep Oral yaşadığımız dünyada, kadın, aydın, anne, insan, yurttaş, gazeteci ve yazar olmanın anlamlarını bir bir vurguluyor... Fakat belki hepsinden...

Devam
O Güzel İnsanlar

Bu Cennet Bu Cehennem Zeynep Oral'dan Türkiye şarkısı! Yalın, içten, yapmacıksız bir yurt ve insan sevgisi ! Karadeniz şehirleri, İzmir, Diyarbakır, Urfa, Hakkâri...

Devam
O Güzel İnsanlar

Bu Cennet Bu Cehennem Zeynep Oral'ın akıcı ve işlek kaleminden, Türkiye'nin aydınlık yüzünü yansıtan sanat insanlarının portresini sunuyoruz.

Devam
O Güzel İnsanlar

Bu Cennet Bu Cehennem Türkiye henüz kozasını kıramamışken, kadın hareketinin yeni başladığı yıllarda, Zeynep Oral güçlü bir dille Kadın Olmak'ı yazdı.

Devam

Yukarıdaki üç kitabı www.kitap.cumhuriyeti.com.tr adresinden eve teslim, satın alabilirsiniz!

Zeynep Oral'ın İngilizce yayınlanan, 300 fotoğraflı, büyük format "Leyla Gencer" kitabını yayinlar@iksv.org adresinden isteyebilirsiniz.

Bu Cennet Bu CehennemLeyla Gencer A Story of Passion
Zeynep Oral .
Çeviren:Gül Osegueda
ISBN: 978-975-7363-73-6
Fiyatı: 50 YTL
İletişim: Yasemin Baskan - (212) 334 07 80


YAZILAR 2020

Yazmasam deli olacaktım’ ya da Sait Faik’i anarken...

“Söz vermiştim kendi kendime: Yazı bile yazmayacaktım. Yazı yazmak da bir hırstan başka ne idi? Burada namuslu insanlar arasında sakin, ölümü bekleyecektim; hırs, hiddet neme gerekti? Yapamadım. (...) Yazmasam deli olacaktım.”


Nazım'a Armağan

İKSV’nin, Dikmen Gürün yönetimindeki İstanbul Uluslararası Tiyatro Festivali, ilk kez kendi de prodüksiyon yapacaktı. İlk yapım için Nâzım Hikmet ve onu en iyi yansıtabilecek isim olarak Genco Erkal seçildi. (N.H. Vakfı ve İstanbul Tiyatro Festivali’nde kuruluşlarından bu yana çalışmaktayım. Şu yukarıdaki 3 cümle için verilen emek, çaba, ikna gücü, duygu yoğunluğu müthişti.) Sonunda o akşam geldiğinde Rumeli Hisar’ı en alt sıradan en tepeye, çayır çimenin üstü, ağaçların altı da dolduğunda soluklar tutuldu.


Deniz’ler… Ve Tiyatro anıları…

Dün 6 Mayıs’tı. Deniz Gezmiş, Hüseyin İnan, Yusuf Aslan’ın devlet eliyle yaşamdan koparıldıkları gün… Dün gazetemizde “Üç Fidandılar orman oldular” başlığıyla onlara, ayrılmış muhteşem bir sayfa vardı . (Teşekkürler Olcay Büyüktaş; teşekkürler Seyhan Avşar.)


Erdoğan milletle alay mı ediyor?

Başlıktaki soruda sakın bir art niyet aramayın. Tüm samimiyetimle, içtenlikle soruyorum. Önceki günkü atama, bugüne dek çok sorduğum bu soruyu yeniden sormama neden oldu.


Ayşe Kulin’den mektup var

Geçen pazar Türk Tarih Kurumu atamasıyla ilgili yazım* üzerine Ayşe Kulin’den bir mektup geldi. Günümüzün sadece en popüler değil, en üretken yazarlarından olan Ayşe, aynı zamanda arkadaşım.

70’lerin başındaki “Adı: Aylin”den, geçen kasım yayımlanan en yeni kitabı “Her Yerde Kan Var”a, saymadım ama 30’u aşkın kitabı var... Kimileri bu kadar çok yazmasına öfkelense de, esin perisi söyleyecek sözü olana hep ulaşır!


ORHAN VELİ'Yİ ANARKEN

13 Nisan, şiirimizin muhteşem afacan çocuğu, duyarlılığı eleştiriyle, zarafeti yetenekle buluşturan Orhan Veli’nin yaş günüydü. Onu ananlar oldu, özellikle sanal ortamda şiirleri dolaştı durdu... Ama baktım yine ona “ilham periliği” yapan Nahit Hanım’ı anımsayan pek çıkmadı... İş bana düştü...


BENİM 23 NİSANIM

Yüz yıl... Yüz yıldır Atatürk'le birlikte yaşıyoruz. 100 Yıldır Atatürk'le birlikte Türkiye Cumhuriyeti'ni yaşıyoruz! Ne mutlu bize!

Benim 23 Nisanım, her şeyden önce Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin en zor, en tehlikeli, en hain,en zalim, en olanaksız, en yoksul, en yoksun koşullarda, yabancı güçlerin işgali altında toplanıp çalışmaya başlayabilmesidir!


Cezaevlerinden Ölüm Haberleri...

Cezaevlerinden ölüm haberleri geldikçe, öfkem büyüyor... Hapisteki arkadaşlarım, birlikte çalıştıklarım, tanıdıklarım, tanımadıklarım, hiç ama hiç karşılaşmamış olduklarım, sadece adını bildiklerim, adını hiç duymadıklarım, yüzlerini bile görmediklerim... Kadını erkeği, genci yaşlısı... Hepsi gözümün önüne geliyor. Hepsi yüreğime, aklıma üşüşüyor... Tarifi imkânsız bir acıya gömülüyorum. İçim acıyor. Ailelerini, sevenlerini düşünüyorum... Acı büyüyor, yayılıyor, bırakın ülkeyi, dünyayı kaplıyor!


Hak hukuk eşitsizliği

Hak, hukuk, adalet...Bu kavramlar sadece koca koca hukuk kitaplarında yazan falanca sayılı, filanca maddede belirtilenlerle ilgili değil. Bu kavramlar her şeyden önce, bireyin toplumsal ilişkilerini, davranışlarını belirleyen, geleceğe bakışını yönlendiren kavramlar. Ahlak ve vicdanla ilgili kavramlar aynı zamanda. Ahlaka ve vicdana uygun olması için de tek kural var. O da eşitlik ilkesi...


Eyyy gençler! Eyyy 65 üstüler!

Yaşasın! Hilkat garibesi bir uygulama yüzünden nur topu gibi bir ayrımcılığımız ve düşmanlığımız daha oldu! (Zeynep dikkat et, ciddiye alan olabilir... Bir kez Aziz Nesin, “Ne güzel, ne cici bir bomba bu; insanları öldürüyor ama binalara zarar vermiyor” gibilerinden bir yazı yazmıştı da anlı şanlı kimi yazarlarımız ciddiye alıp ona çullanmışlardı!) 


Kaç türkü, kaç ölüm eder?

Dünya istatistiklerine bakınca salgının en hızla ilerlediği ülkelerden biri olmamızı... Devletin yoksul ya da emekçi vatandaşlara yardım yerine, yardım

Türkülerini söyleyebilmek için ömrünü vermek... Konser verebilmek için hayattan vazgeçmek... Yasaklar kalksın diye kendini ölüme mahkûm etmek...


Neden güvenmiyorum?

Kendime soruyorum: Neden, daha 15 gün önce her gece Sağlık Bakanı’nın açıklamalarını merakla beklerken, artık dinlemez oldum. Sırf bağırıp çağırmadan, azarlamadan, hakaret etmeden konuşuyor diye herkesin “çok yetkin, çok güvenilir” bulduğu bakana ben niye güvenmiyorum... Neden bizde açıklanan vaka, test, ölüm sayılarına inanmıyorum.


TÜM YAZILARI OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ



Arama
Esintiler

Canım Annem

Benim canım annem… Bugün Anneler Günü diye sana sesleniyorum sanma… Sen “gittin gideli” seninle konuşmadığım gün yok! (16 yıl mı oldu? Yok canım daha dündü! Ama kimi zaman da öyle özlüyorum, öyle özlüyorum ki bin yıl oldu sanıyorum.) Hem biliyorsun zaten… Yaptığım her iyi, güzel, doğru şeyde senin payın var; yaptığım her yanlışta, senin eksikliğin…



Beethoven

Dünyanın en tuhaf mahlukuyuz! (Tıpkı Nazım'ın o muhteşem şiirinde dediği gibi.) Kral ya da "sokaktaki adam" olsun; ister yöneten, ister yönetilen, fark etmiyor... Cuma akşamı, başlamasına iki saat kala ilan edilen sokağa çıkma yasağı, uzmanlara göre bir ayda yayılacak virüsü, 2 saatte yaymak açısından son derecede başarılıydı!!!



ORHAN VELİ'Yİ ANARKEN

13 Nisan, şiirimizin muhteşem afacan çocuğu, duyarlılığı eleştiriyle, zarafeti yetenekle buluşturan Orhan Veli’nin yaş günüydü. Onu ananlar oldu, özellikle sanal ortamda şiirleri dolaştı durdu... Ama baktım yine ona “ilham periliği” yapan Nahit Hanım’ı anımsayan pek çıkmadı... İş bana düştü...



Amerikan PEN’inden Trump’a dava

Dünya istatistiklerine bakınca salgının en hızla ilerlediği ülkelerden biri olmamızı... Devletin yoksul ya da emekçi vatandaşlara yardım yerine, yardım dilendiği, Lübnan, Irak, Sri Lanka, Senegal gibi ülkeler safına katıldığımızı...



Korona günlerinde Şehir Tiyatrosu

Sözü hiç dolandırmadan söyleyeyim: Daha sonuçlar alınmadan, yetkili ağızlar açıklamıştı: “Ekrem İmamoğlu seçilirse İBB Meclisi’nde çoğunluk bizde, çalıştırmayız...



Politikacılar gider: Sanat kalır, anılar kalır...

Kavga etmekten, endişe etmekten, laf yetiştirmekten, yalakalık etmekten, internet bağımlılığından zaman ve fırsat bulabilenler, çevrelerine baktıklarında, gördüklerini değerlendirdiklerinde, mutlaka güzel, yaşamı daha yaşanır kılacak bir şeyler keşfedebilirler...



2017 Tiyatro Festivali Onur Ödülleri Duygu Sağıroğlu ve Zeynep Oral!'a verildi
Youtube

Meslek Yarası

Meslek Yarası Zeynep Oral'ın sonu hüsranla biten aşkı...

Devam

Bu Cennet Bu Cehennem

Bu Cennet Bu Cehennem Bu Cennet Bu Cehennem' i bir solukta, severek ve yazarın şarkısına katılarak, insanımıza karşı duyduğu sevgiyi paylaşarak okuyacaksınız.

Devam

Katmandu'dan Meksika'ya

Katmandu'dan Meksika'ya Yazar, Katmandu'dan Yemen'e, Pakistan'dan İrlanda'ya, Altay Dağları'ndan Prag'a, Polonya'dan Meksika'ya yürek atışlarının peşinden giderken, ilgisini insana ve topluma yöneltiyor..

Devam

Uzakdoğu'm

Uzakdoğu'm Uzakdoğu'm, yazarın keşfetme ve öğrenme tutkusu, keskin gözlemciliği, ustalıklı ve şiirsel anlatımı, sıcak biçimiyle kanatlanan, düşünsel, düşsel ve görsel zenginliği olan bir yolculuk...

Devam
Zeynep Oral Yazılar Kitaplar Erişim Bilgileri